
yere dusen cocuga kizma gelenegi anadan kiza, haladan toruna, komsudan manava geciyor. ustelik yasla basla alakasi yok. bir turkiye klasigi olarak yine yeniden hastayim. saatte 79 kilometre hizla oksurebilecek siddetim var ancak ayakustu atlatmisim megersem gibi icime icime tiksiriyorum zira her ama herkesin neden hasta oldugum konusunda bir teorisi ve soyleyecek iki cift lafi var...
annane: yavrim, suyu gordun muydu ordek gibi sip sip! tabi hastalanirsin.
(bu otoriteye gore haftada bir kere hamamda siccacik keseli lifli yikanilmalidir. her sabah dusu, gavurun icat ettigi barizdir.)
anne: ayagina terlik giymiyorsun ki! kac kere soyluyorum.
(bu degerli otoriterimizin derlemelerinden daha once bahsederken bu sozu atlamisiz. kizzzimm terlik giy. gercekten, omrum boyunca kac kere duymus olabilirim acaba?)
kayinanne: soylemiyim diyorum ama yemiyorsun ki! sana o kadar kuru uzum aldim, kendim yiyorum.
(bu sevgili otoritemiz de diger annenin fisteklemesiyle cozulur. megersem ne doludur)
koca: saglam gonderiyorum hasta geliyorsun, yine sacini kurutmadin di mi?
(bu canimin ici otoriteye gore dunya uzerindeki butun hastaliklarin kokunu sac kurutma makinasiyla kurutabiliriz. yaz kis, her daim, dort mevsim. canim benim.)
madem oyle, attim surubumu cantaya, ver elini antalya.