Thursday, December 17, 2009

Su siralar


ee nasil gidiyor evlilik, ehi kiki? sorusunun altinda mesum bir mana yatiyor olsa gerek. yatmiyorsa bu ne lan. size cevaplar hazirladim ve korkarim cok acimasiz olacagim.
*
birgun gelin olursam alyen basindan topuzum olsun diye son 10 yildir kestiremedigim saclarimi-ki tipi maymuna meyletmeyeni evlendirmediklerine gercekten inanmaktaydim- ilk koskoca evli barkli insan gunumde ense kokunden kestirdigimden beri bi'acayipim. kuru halde papaz, islatip jolelesem ibise donuyorum. meger benligimden bir parca kopmus haberim yokmus.
*
sahip oldugum dort adet meneksenin dordu birden ciceklerini manyakca fora ettiginden beri mutfak caminin onunden gecerken gorurdan gogsum kabariyor. aslinda pek sanslari yoktu gariplerin. once gubreli topraga terfi ettirdim. hareket gormeyince diplerine birer insan vitamini ekledim. menekseyi ne hale getirdigini bizzat izledigimden beri multivitamine karsi mesafeliyim. seytan doldurur, aman diym.
*
tarihler yine yeni bir Aralik 18i gosteriverirken sozum Sikati'ye: isinla canim. bu kez mumkunse bavulumla ayni anda.

Sunday, December 13, 2009

yuz yillik uyku

ne kadar da cok hicbisey yapmayasim var.


Thursday, December 03, 2009

çareler keçelerde

keçiler rahat durmuyorsa eger renkli keçeleri tavsiye ederim...

Tuesday, November 24, 2009

alacakaranlik kusagi

gecen ay
kapidan girdim. soyle bi turladim. kitapci cocuga tivillayt'in son kitabi nerde, dedim. neeeey, dedi. tiwillayt twillayt, dedim. ekstradan birkac degisik telaffuzunu da ekledim. hala bakislar bon. icimden haspinallah, disimdan hani meshur 4lu seri kitap, vampir hikayesi, dedim. seri bicimde kitapla ilgili aklima gelen ek bilgileri cocugun onune serdim. haaaaaa twaylayt, vempayirs, dedi. alt katta ozel standi varmis. allah seni bildigi gibi yapsin piserif, der gibi baktim. kitabi alip ciktim.
bugun
kitapcinin kafesinde, 70lik fulaksesuar teyzenin twillight serisinden birinin icine dusup, sayfalari okuma gozlugu mesafesinden pur dikkat takibine kitlendim. kendimden biliyorum, 30luk halimle elalemden ve bilhassa evli barkli halimden cekindim. 4 kitabi 4 gunun gecesinde gun isigina cikarmadan bitirdim.
yarin birgun
filmi (jeykibin tisortten siyrilisini filan) izlemeyecegim.

Wednesday, November 11, 2009

sevgili gunluk

bugun cok acayipti.

Tuesday, November 03, 2009

6 ay once bugun



son dakika hazirlik odasi:

gelin: (gulucuk, saga gulucuk, sola gulucuk) eheh heh he...
damat: papyon gevsek mi?

dunyanin geri kalani: ruju tazeleyelim, kirpikleri ayiralim, parfum sikalim...
g: (gulucuk, daha gulucuk)...
d: bagcigi cok bol, daralttim simdi de yandan metal gorunuyor !
dgk: saci duzeltelim, etegi kabartalim, cicegini sulayalim...
g: (gulucuk, biraz daha gulucuk)...
d: papyonum diyorum !!
dgk: ayyy ayy ay cok guzel... duvagi duzeltelim, ruju tazeleyelim...
g: (gulucuk 32 dis)...
d: cicegi, makyaji, etegi, saci, tokasi basliycam ama. surda bi papyonumuz var o da yamuk duruyor !!!! (konusurken agzinda calkaladigi dis macunlu kutleyi lavabo yerine siyah ceketin ustune tukurur)
g: aglamak istiyorum.
d: (dehset icinde) silinir mi?
g: (saten yakadan beyaz macun kutlesini silerken) cikmiyor, zebra deseni mi versem?
koro: hay bin sicmik.

(muzik: barkovizyon soundtrack)
(fotograf: davetiye zarflari)

Saturday, October 31, 2009

Monday, October 26, 2009

Seyir defteri-Roma

Vatikan topraklarinda insanin kilik kiyafetine dikkat etmesi gerektigini biliyordum. Sort mort giyilmemeli, muzeler meydanlar saygi cercevesinde gezilmeliydi. Bilgiler tamamdi da bilincaltima gore Italya da yazin cicekli ucus elbiseler giyilirmisti...


Muzeleri elden gecirmek uzre meydana dogru yururken sagli sollu insanlarin korkunc sikici kiyafetlerle ilerledigini fark ettigimde artik cok gecti. Uzun pantullar, kollu bluzlarin arasinda iri pembe cicek desenlerinin hakimiyetindeki dizustu elbisemle nokta atislarin hedefiydim. Cok normal olarak iceri alinmayabilirdim. Sen upuzun yollardan koskoca Vatikan'a gel, uc pembe cicek ugruna kapida kal. Olacak is degildi, ancak sitem edip kusmenin de yeri degildi.. Oracikta kot ceketimi bogazima kader ilikleyip, omuzdan lastikli elbiseyi dizaltina indirdim. An itibariyla bavul ticaretcisi beyaz Rustan, Kuran kursu talebesine cark ettim.. Kapi guvenliginde, hamfendi ottunuz, bir de ceketi cikarip gecin deseler yasanacak nezaleti dusunmemeye calisarak sorunsuzca iceri girdim...


Ha girdim iceri de ne oldu.. Ayni ve hatta benzer noktalara 5 dakidan fazla odaklanamayan dikkatimle bir o tavana bir bu tavana, bir o tarihe bir bu tarihe bakarak gezdim. Takribi 10 dakika sonra bunaldim, kutsal kaseyi aramaktan vazgectim, cikisa yoneldim... Suc tamamen bende degil.. Italya genelinde, ayagini carptigin tas, 'tarihim ben lan' diyor ve bu beyanat insani bir sure sonra donuverdigi kosebasinda karsisina cikan dev tapinaga Kucukesat camisiymis gibi davranmaya itiyor..


Roma'yi bir butun olarak muze sayarsak, ki mumkun, Vatikan dahilinde gezdigim muzeler icinde Sistine Chapel'in hakkini vermek lazim. Ben yillardir defter kosesine karaladigim uc kirik cizgiyi sanat diye karsima alip bakarken bir takim insanlarin tavan'da tukettigi omru izlemeye doyamiyor insan.. Bu ne guzellik. Yazinin buraya kadar olan kismini takribi 4 ay once yazmisim ancak gezip gorduklerimi dusunup sekizyuzbesmilyordort fotografi derlerken tikanip drafta atmisim postu sevgili okur. Ilerki bolumlerin fragmani ve SpanishSteps'den sembolik bir fotoyla Roma'nin bu kismini tamamliyorum. Zaten cok bilen degil cok yiyen gezer en cok demisler. Tam olarak boyle dememis olabilirler ama anladin sen. Hadi opt.


Gezi yazilarinda pek yakinda: Roma'da- Spanish steps- Esnaf lokantasi Nino- Roma usulu enginar- midyeli makarna-Trevi Fountain-yagmur falan.

Friday, October 23, 2009

sarisin agacin alti

bu hafta ofise giden butun yollari bu agacin altindan gecirdim. sonbahari muhtesem bir sehirde calisip ilkbahari muhtesem bir sehirde yasadigimi soylemis miydim?

Thursday, October 22, 2009

teshis

kış göstermem sana ben hep baharım zihniyetinin midemi deldigi noktadayım.

(fotograf: bugun, Urbana, Illinois)

Wednesday, October 21, 2009

for some reason i can't explain

uyumadan once alemlerin cengaver kraliyken, ayni gecenin sabahi sogan cucugune donusebiliyor insan. hissetmekle alakali hersey.

Friday, October 16, 2009

cuma

'en sevdigi renk mor olan koyun'*

sigara: sevmem, icmem. dumana, kokuya, havami kirletene tahammul edemem.
cumleler: teoman'in insanlik halleri'nden.
cizimler: defter koselerinden.
mesele: beklemeyi sevmemem.
persembe: cuma yarisidir.
fotograf: nikah sekerinden.
vazo gulleri: polimer kilden.

Thursday, October 08, 2009

gercek kesit

velhasil kelam, kapi icerden aciliyormustu...

Wednesday, October 07, 2009

carsamba

'insan bekliyor...bekliyor iste'*

Tuesday, October 06, 2009

sali

'ne zaman anlaşmış ki kalple beyin'*