Tuesday, February 09, 2010

is ilani

olur ya birgun, bir rehabilitasyon merkezinde dinlenmem gerekirse diye, kendime bu kostumu dikmekle mesgulum. allah muhafaza, avizenin kafama inmesinden endiseleniyorum. cok acil 38 beden mankene ihtiyacim var. cani o kadar da tatli olmayan, igne batirigina duyarsiz adaycanlar, cagrim size. maas yok, hamsi tava var. opt. bye.

Monday, February 08, 2010

tekzip

kara kis amerika'yi vurdu diyollar. kulliyen yalan.
Subat 2010, Tampa Bay, FL

Tuesday, January 26, 2010

CivCo

ilk ucboyutlu kece civciv. pamuk dolgulu. uretim teknolojisi-dikis makinasi- icin 10 yil beklendi zira el dikiminde parmaklar kevgire donuyor canim. ucuncu boyut gozluksuz de algilanabilir.

Sunday, January 24, 2010

keşke bitmeyeydi köşesi

"Sebnem kediler geliyor apartman bosluguna, dogrudan bana miyavliyorlar, sanki senden bahsediyorlar, dikkatle bakiyorum.

Sebnem zarflar aciyorum, faturalar cikiyor icinden. Sanki senden bir haber gelecek, senin el yazin, imzan olacak... Oyle sacma, kucucuk, tulbent boncugu gibi umutlar pit pit icimde beliriyor.
Sebnem ucaklar geciyor. Ucaklari sanki sen kullaniyorsun.
Her seyde sana dair bir ipucu, bir isaret seziyorum."

Muntekim'in okunmamis mektuplari'ndan,
Korkma Ben Varim, Murat Mentes

Friday, January 22, 2010

ne dediler

bu evde artik bir kedi gormek istiyorum sanki.
naci tiviti

Tuesday, January 19, 2010

long live közmatik

Tr'de son gun. bavulun icindeyiz. elinde kocaman kunefe tepsisi. bu ne dedim. közmatik, dedi. ocak ustunde patlican biber icinmis. yemekteyiz'de izlemis, usenmemis edinmis. etraf pislenmezmis. derdimiz etrafin kirlenmesi sanki. hadi alarmi ketenpereye getirdik, tek goz evde o kokuyla dumani neremize sakliycaz ki, demedim. sessizce (bön) suratina bakmaya devam ettim. o aklindan gecenleri unutma sakin, dedi. aleti, ahsap istakali okey takimimizin bogrune yerlestirdim.
*
istanbul ucagi gecikti, sikago ucagi kacti, londra gecelik siginma hakki verdi, ertesi gun niyork ucagi gecikti sikago ucagi kacmak uzreyken, bavullar bizim kadar sansli degildi. gorevli, kayip bavuldaki 3 belirgin esya nedir, dedi. aklima once közmatik geldi. sonra gozumun onunde ahsap istakalar belirdi. geri kalanlar zaten toptan gidaydi. keciboynuzunu mu damla sakizli kahveyi mi saysamdi. belki de bavul benim degilmis gibi davranmam en mantiklisiydi..
*
dondugumuzden beri patlican senin biber benim. ev hala buram buram. meger tek derdimiz ocak pisligiymis. biz yillardir közmatige hasretmisiz.

Tuesday, January 12, 2010

ustalara saygi

evlerin, aman canim ne geregi var, kontenjanindaki urunler cesitlidir. bazi evlere su isiticisi (ketil) giremez, bazilarina klima. kimisinde bulasik makinasi fuzulidir kimisinde mikrodalga. kurali ihlal eden bir istisna varsa, o da, yuzyillardir degismeyen teknik donanimi (ates cikaran kablo ucu) ve dengesiz tasarimiyla (el yakmadan ust kapak acabilitesinin imkansizligi), ulkedeki HER eve sizabilmis bu izgara.
saygiyla selamliyoruz.

Friday, January 08, 2010

taksici sohbetleri 1

-mac kac kac?
-hangi takim?
-besiktas. noldu durum?
-gecmis olsun.
-abi skor ne??
-3

Wednesday, January 06, 2010

Gunaydim


Iki haftalik Turkiye tatili sonrasi yeni yilin bu ilk yazisindan sevgiler selamlar. Bilindigi uzre biz Almancilar hemen her sene bir yaz bir kis olmak uzre ulke topraklarina adim atar ve daha ilk saniyeden itibaren bilincsizce yemeye baslariz. o ilk goz doymasinin ardindan anne baba olsun hala amca annane dede derken araya birkac arkadas da dahil ederek gunlerin tamamini cuvala doldurur, agzini sikica bagladigimiz cuvaldaki anilari 23erden iki bavul halinde yasadigimiz sehre getirmeye calisiriz. lakin yigen kokusu, anne sevkati, peynirin simit arasindaki tadi dedigin seyler hepten ucucu. dopdolu iki cuval bavuldan eve giren 250 gram turk kahvesi, iki kutu demlik poset ve kozmatikten ibaret kaliverir. bu son saydigim seyin ne oldugunu bilmeyenlere yemekteyiz programina bir kere daha gozatmalarini tavsiye ederim. neyse iste.. sozkonusu gunlerde ne eski yila dair hesaplara ne de yeni yil umutlarini toparlamaya vakit kaldi. oysa soyleyecek cok soz vardi. 2009 kovalarin ve kendini kova gibi hisseden butun burc mensuplarinin yiliydi. 30 yillik blog sahibini evli barkli insan yapti. evle ilgili kisim bariz ancak barktan kasit hala muamma. yeni yila, ceyrek biletlerinin ikisine birden son iki rakam ikramiyesiyle girmek, 2010un da en az 2009 kadar saglam olacagina isaret ise -ki neden olmasin- hadi hepimize rastgele.

Thursday, December 17, 2009

Su siralar


ee nasil gidiyor evlilik, ehi kiki? sorusunun altinda mesum bir mana yatiyor olsa gerek. yatmiyorsa bu ne lan. size cevaplar hazirladim ve korkarim cok acimasiz olacagim.
*
birgun gelin olursam alyen basindan topuzum olsun diye son 10 yildir kestiremedigim saclarimi-ki tipi maymuna meyletmeyeni evlendirmediklerine gercekten inanmaktaydim- ilk koskoca evli barkli insan gunumde ense kokunden kestirdigimden beri bi'acayipim. kuru halde papaz, islatip jolelesem ibise donuyorum. meger benligimden bir parca kopmus haberim yokmus.
*
sahip oldugum dort adet meneksenin dordu birden ciceklerini manyakca fora ettiginden beri mutfak caminin onunden gecerken gorurdan gogsum kabariyor. aslinda pek sanslari yoktu gariplerin. once gubreli topraga terfi ettirdim. hareket gormeyince diplerine birer insan vitamini ekledim. menekseyi ne hale getirdigini bizzat izledigimden beri multivitamine karsi mesafeliyim. seytan doldurur, aman diym.
*
tarihler yine yeni bir Aralik 18i gosteriverirken sozum Sikati'ye: isinla canim. bu kez mumkunse bavulumla ayni anda.

Sunday, December 13, 2009

yuz yillik uyku

ne kadar da cok hicbisey yapmayasim var.


Thursday, December 03, 2009

çareler keçelerde

keçiler rahat durmuyorsa eger renkli keçeleri tavsiye ederim...

Tuesday, November 24, 2009

alacakaranlik kusagi

gecen ay
kapidan girdim. soyle bi turladim. kitapci cocuga tivillayt'in son kitabi nerde, dedim. neeeey, dedi. tiwillayt twillayt, dedim. ekstradan birkac degisik telaffuzunu da ekledim. hala bakislar bon. icimden haspinallah, disimdan hani meshur 4lu seri kitap, vampir hikayesi, dedim. seri bicimde kitapla ilgili aklima gelen ek bilgileri cocugun onune serdim. haaaaaa twaylayt, vempayirs, dedi. alt katta ozel standi varmis. allah seni bildigi gibi yapsin piserif, der gibi baktim. kitabi alip ciktim.
bugun
kitapcinin kafesinde, 70lik fulaksesuar teyzenin twillight serisinden birinin icine dusup, sayfalari okuma gozlugu mesafesinden pur dikkat takibine kitlendim. kendimden biliyorum, 30luk halimle elalemden ve bilhassa evli barkli halimden cekindim. 4 kitabi 4 gunun gecesinde gun isigina cikarmadan bitirdim.
yarin birgun
filmi (jeykibin tisortten siyrilisini filan) izlemeyecegim.

Wednesday, November 11, 2009

sevgili gunluk

bugun cok acayipti.

Tuesday, November 03, 2009

6 ay once bugun



son dakika hazirlik odasi:

gelin: (gulucuk, saga gulucuk, sola gulucuk) eheh heh he...
damat: papyon gevsek mi?

dunyanin geri kalani: ruju tazeleyelim, kirpikleri ayiralim, parfum sikalim...
g: (gulucuk, daha gulucuk)...
d: bagcigi cok bol, daralttim simdi de yandan metal gorunuyor !
dgk: saci duzeltelim, etegi kabartalim, cicegini sulayalim...
g: (gulucuk, biraz daha gulucuk)...
d: papyonum diyorum !!
dgk: ayyy ayy ay cok guzel... duvagi duzeltelim, ruju tazeleyelim...
g: (gulucuk 32 dis)...
d: cicegi, makyaji, etegi, saci, tokasi basliycam ama. surda bi papyonumuz var o da yamuk duruyor !!!! (konusurken agzinda calkaladigi dis macunlu kutleyi lavabo yerine siyah ceketin ustune tukurur)
g: aglamak istiyorum.
d: (dehset icinde) silinir mi?
g: (saten yakadan beyaz macun kutlesini silerken) cikmiyor, zebra deseni mi versem?
koro: hay bin sicmik.

(muzik: barkovizyon soundtrack)
(fotograf: davetiye zarflari)