Friday, January 04, 2013

Yeni yilin tadi yok

Bir yilbasi klasigi olarak yeni yila yine hasta girdim. Dokuzda pijolari cekip 10da sizdim. Kafamdaki yedi delikten dordunun tikanmasiyla baslayan feci gribim diger ikinin akmasi ve sonuncunun islevini yitirmesiyle ikinci haftasina dogru yol aliyor. Hepsinden gectim. Tat alamiyorum. Daha once hic bu kadar vahimlesmemis demek ki durum, care aradigimi hatirlamiyorum. Google aramalari da canimi  sikiyor. Aylarca tadi tuzu burnu yerine gelmeyen varmis. Gunluk aktivitelerinin cogunlugunu burnuyla idare eden ve yemek yemeyi olesine seven su insana alternatif tip tavsiyesi olan varsa, ne bileyim kayni eltisi ayni durumda olup sonradan iylesen varsa haber verebilir mi acaba? Cok ciddi doktora gitmeyi planliyorum ki hic adetim degildir.
Sevgilerimle
Mork.

Wednesday, December 12, 2012

GrininElliDonu*

walking dead'in tum birikmis bolumlerini yiyip bitirdigimden beri, pazardan pazara beklemek cilgin bunyemi fazlasiyla baydi. korku, kan, vahset, insan yiyen zombiler benim icin artik kivir zivira donusmustu ve hatta game of thrones son sezonun son sahnesindeki ucube dostlar ekranda boy gosterdiginde bile artik gozlerimi kapatmaz olmustum. oylesine dosttum yani yarisi curumus zombiklere. neyse.. es durumundan eve giris yapan yeni kindle ozentiligi sebebiyle bari oturdugum yerde kulturum artsin, okudugum yanima kar kalsin istedim. hemen alete el koydum. soyle okudugumu anlamasam da olacagi, kaldigim yeri el yordamiyla bulabilecegim, yarida birakabilecegim, ya da yillarca surunebilecek ne okusam ne okusam derken tatilde ucakta gazatede sagda solda milletin eline yapisik meshur kitabi indirip okumaya basladim. satisi harry potiri gecen kitabin konusu, icerigi, turu hakkinda en ufak bilgim yoktu. okudukca bir yandan konunun bayiciligina icerliyor ve patlamanin ne zaman gerceklesecegini merak ediyor bir yandan da hikayenin edward-bella'ligina sasiriyordum ki oy oy oyyyy. olanlar oldu. kulturum cilgin atti.

annanemle dedem, cok sevdikleri yalan ruzgarinda viktir lorini filan operken, wi, basina das dusmeyesice! nidasiyla ayiplar, sahneler bitene kadar da sagi solu izlerlerdi. kucuk yigenim de damarina basildiginda ve intikam pesine dustugunde kalabalik bir misafir ortamini yakalar, en rahatsiz edici sesiyle 'orkit agda adga orkit orkit orkit' diye bagirirdi. bu ikincinin konuyla alakasi olmayabilir, yazarken aklima geldi, gulmem bitince not dusmek istedim.- ben de kitap boyu hikayenin kahramanlari iki hasin tavsana donustukce sayfalari ilerletmeye basladim. gel gor ki kitap kitap degil adeta bir muzir nesriyatti. insanlar artik muzir nesriyatta bile tercihi konulu'dan** yana kullanirken bu kitap serisinin konuya gerek duymamasi cok ilgincti.. velhasil kitap atlaya ziplaya iki saatte bitti.


gec kalmis kisa bir arastirmayla kitaba verilen takma isimleri, basilis hikayesini, twillight hikayesine benzerligini, edebi sigligi, anlatim eksikligi ve konusuzluguna ragmen ozellikle 30 yas ustu kadinlar tarafindan satis rekorlari kirdigini filan okudum. sonra g.ergenin instagramda paylastigi kitap fotografinin altindaki yorumlari gordum. kitap icin mutlaka okunmali, basucu eseri, bayildim, aman da tanrim tadinda ifadeleri gorunce gercek edebi! acligin farkina vardim. basiniza das dusmeyesilceler sizi..


konuyla ilgili son gelisme hurriyet.com'dan geldi. serinin film haklarini alan sirket, kendileri cast secimiyle ugrasirken-ki internette basrol tavsanlari konusunda ciddi firtinalar kopuyor-elini cabuk tutup kitabin miki** filmini ceken sirkete dava acip kazanmis. velhasil yazar simdilik-dorduncusu yolda- uc kitapla dunyayi donunda sallarken kitap tutanin elinde kaliyor.



*egitim sart
**le jargon de korsandvd

Bebemle geziyorum...vol1

Altibucuk aylik bebemizle gerceklestirdigimiz 1 aylik Turkiye gezisi donusu, bebegiyle seyahat etmek isteyenlere onerilerim var. Acik ve net yazacagim. Buyrun:
Planlari iptal edip evde oturun. Emin olun en guzeli bu. Yakinlardaki park, bahce, komsu, es, dost, bakkal, market neyinize yetmiyor? Macera pesindeyseniz acliginizi baska turlu giderin. Bebenizi sefil, sinirlerinizi harap etmeyin.
Illa ki gidecem diyorsaniz, gideceginiz yerin buna degip degmedigini gunlerce dusunun. Degmiyorsa evde oturun. Degiyorsa biraz daha dusunun.Inadiniz inat, gtunuz iki kanatsa emin olun o iki kanat yolculuk boyu, evinize donene dek ve hatta dondukten sonra da huzur bulmayacak.
Kendi bavulunuz iki don bir tisortten ibaretken ki baska turlusu zaten mumkun degil, bebeginizle ilk tecrubesiz yolculugunuzda yaniniza herseyi almak zorundaymis gibi hissetmeniz gayet dogal. Abartmasaniz bile bir baston puset, bir arac koltugu, sut pompasi, biberon emzik bardak onluk havlu sapka battaniye odur budur sudurdan ibaret minimal esya listesiyle yolculuk etmek durumundasiniz. Araba, kamyon, tir, karavan, konteynir vb gibi kisisel tasima araclarini tercih edemiyorsaniz civik sctiniz demektir, bez de gerekmez koyverin gitsin. Ucak yolculugu mecburiyetse bilin ki, kac saat surdugu hic ama hic onemli degil. Asil eziyet havaalani dahilinde, ucagin disinda gecirdiginiz sure. Bagaja vermediginiz her turlu techizat havaalanina adim attiktan ucak koltuguna oturana dek gecen surede siz ve bebeginizle. 
Bagaji verdik, kapi check-inimizde puseti de yok ettik, rotar yok, bebegin karni tok, alti temiz, gazi yok uykusu var. Ne guzel degil mi? Degilmis megersem. 12bucuk saat prenses tavriyla ucup Istanbul'a konan bebemi, 45 dakikalik Istanbul Ankara aktarmasinda 2 saat rotar ustune, 50+45+30 dakika ucak icinde kemerle sahsima yapisik tutan havayolu cildirtti..
Ne diyordum. Iyisi mi siz cayinizi koyun, bebeyi haliya salin ve evde oturun. Oh mis.

Devami: Gunde ortalama 25 yeni insanla tanisan bebegin saskin felegi, ilk memleket ziyaretinde akraba teroru.

Monday, November 12, 2012

zombiye baglamak

benim her hangi bir filmden korkmam icin turunun korku olmasi gerekmez. yonetmenin ya da senaristin aklina bile gelmemis detaylardan kendime gerekli gereksiz gerilim yaratir, itinayla kendi senaryomu yazar, filmin dortte ucunu gozlerim kapali dinlerim ki gormedigim icin duydugum seslerden daha da bir gerileyim. iste bu aciklamadan da anlasilacagi gibi, testereler olsun, silent hiller olsun efendime soyliyim yaratik zombi vanpir filan alayindan uzak durur-dum gucum yettigince. peki ne oldu da gizli gizli, tek basima, telefonun kucuk ekraninda, gecenin kor karanliginda the walking dead izlemeye basladim? emin degilim ama suphelendigim bazi seyler var.

yavrukusum 5 gunde 3 dis patlatti. bir 3 de dayanmis damaklari zorluyor. gunun 12 saati yasadigimiz koala hayatina 12 saat de gece vardiyasi eklendiginden beri uykusuzluktan telef olmak uzreyim. 45 dakkada bir bogurerek uyanip sadece beni, yanyana degil sadece kucakta sallanarak uyumayi isteyen evladim sayesinde bunyem firsat buldugunda da uyumayi reddetmeye basladi. isyanini oldukca ilginc yollardan gozume sokmayi basardi. bu reddedislerinden birinde koalam kucagimda, dalmis tavani izlerken telefonumdan suursuzca izlemeye basladigim dizinin 2 sezonunu 3 gunde bitirdim. dizi kastinin insanlari canli yiyen yuruyen oluler olmasi onceleri benim de tuhafima gitti. sonucta kan gormeye de tahammulum yok zannederdim. korktum gerildim, aksamlari isiklari aca saca gezindim. sonra alistim. tadinda birakmak niyetindeyim ama Loriyle Carolu yediler mi nasil ogrenecegim??

Monday, October 08, 2012

Guncelleme

Selam concisler (bir onceki mektubuma biraktiginiz samimi yorumlara istinaden),

yoklugumda cok kitap okuttum. amcam sagolsun, turkiye ziyaretinden bir dolu kitapla gelmis. bizimkilerin okurken ceviricem diye yirtinmalarina, anlamlari kaydirip kus kondurmalarina luzum kalmadi. kitaplar turkce. amcam D&R'da kitaplari gorevliye sorarken zorlanmis ama degmis dogrusu. seviyorum... seviyorum sevmesine de karin doyurmuyor iste. ev halki simitleri, kurupastalari, kavurmali soya leblebilerini, ekstra antep fistikli bolu cikolatalarini gotururken benim bir kosede oturup bu saydiklarimin sut olmasini beklemem reva mi vicdansiz kadin? cok agladim o soya leblebisi icin ama vermediler! neymis disim yokmus. dis demisken korktugum basima geldi dostlar.

son doktor randevumuzda iki cuvaldizla asi oldugum yetmezmis gibi hemen ertesi hafta kan testine yollandim. ortamin sevimsizliginden killanmistim zaten ama sivismakta gec kaldim. hazirlikli gelmisler, dort koldan saldirip isi bitirdiler. asayis kemalmis. e niye dis yok? haaa genetik. kani almadan once genetik degildi di mi!! prenses cizgimden kaymak istemiyorum ama o vicdansiz doktoruma laflar hazirladim. dis yuzunden magduriyeti de eziyeti de ceken benim arkadas. alip basimi gideyim diyorum, fazla uzaklasamiyorum. surekli takip ediliyormusun gibi bir his filan da yok icimde. bariz 7/24 pesimdeler. cicegi koparma, sandalyeye asilma, cekmeceye binme.. e ne yapayim? oturup cekirdek citliyim leblebi yiyim desem ona da hayir. neymis disim yokmus. bak yine loopa sardik...

bitti mi? yoo yo... bir sabah uykumun en tatli yerinde pijamalarimla filan devirmis uyuyorum. apar topar bindik arabaya. bir sevimlilik bir maymunluk bizimkilerde. biri emzik ikram ediyor digeri yanima oturmus-ki arka koltukta ekseriye yalniz seyehat ederim-basimi oksuyor. hadi bakalim dedik var yine bir b.kluk. gittigimiz yerde oyuncaklara bogulmalar, bir ihtimam bir sirinlik. iyice gerildim iyi mi. girdigimiz odanin duvarlari tavani silme ekran, ekranlar komple cizgi film. baska zaman yuz metreden kafami cevirsem ekrani karartan insanlar habire durtup bak televizyon diyorlar. dalmisim cizgi filme gevsedim gevseyecem derken agzimin icinde 10 parmak belirmesin mi! o girerken gordugum ibis kilikli herif disciymis. neyseki eli cabukmus. yaygarayi agzimin tadiyla koparamadan bitirdi damaklarimi minciklamayi da tadim kacti bir kere. endiseye gerek yokmus. disler yerindeymis. muhtemelen hepsi birden cikacakmis. hatta buyuk olasilikla azi ve kopek disleri daha once cikacakmis. veeee bilin bakalim neymis??? GENETIK. sakin kalayim diyorum ama olmuyor olmuyor.. ailemizdeki o geni bozuk ip.e her kimse hala sucu ustlenmeden susuyor ya iste en cok ona icerliyorum. hayir insan evladinin once alt iki disi cikar simetrik ve sirin degil mi? 13 aydir damakli damakli sirittigim yetmezmis gibi kestiremedigim bir sure de kosede tek sivri disle alemin maymunu olacagim belli ki. vallahi gectim estetik kaygilardan, bari salataligi havucu kesse...

offff icim sisti. gelirim ben yine.
hadi opt.kib.
Lila

Tuesday, September 18, 2012

bir iskambil falinda cikmistik birbirimize


hayatim boyunca hicbir muzik akiminin surekli takipcisi olamadim. bir sure bunu bir kac sene sunu belki biraz onu sevdim begendim dinledim. bazen baskasina ozendim -ac/dc- bazilarina sevgiyi abarttim, yillarca konserlerinde yasadim -yeni turku- sonra bazilarinin isminden bile tiksindim -celinedion-.. butun zamanlar boyunca, iyi gunde kotu gunde, hastalikta ve saglikta, o degil ama ben olunceye kadar vazgecmeyecegim tek kisi Teoman'di/olacak. evlenirken de banttan yine o caldi. 10 senelik birlikteligin uzerine cakilan imzayi takiben, hic hesapta olmayan mavi isikli bir dugun sahnesinde, irice bir nikah sekeri tadindaki gelinligin icinde, zat-i muhtesemle dans ederken, zaten, sarkiyi baskasi soyleyemezdi. bir kere sevince baskasi sevilemezdi ve bazen kucuk bir an icin omur bile verilirdi pek tabii.

sonradan nikah davetiyemize donusen bu cizimin sarkisi kupa kizi sinek valesi'ydi. nereden mi cikti simdi aksam aksam? yine, ansizin radyodan firlayan sarkiyla hafizadan akla dokulen anilar... anilar. coskunsabah.. ispanyola ve butun sarkilarim sana. ah mariya!

Monday, September 03, 2012

bir dogumgunu fotoromani

Alismak sevmekten daha zor ve instagram blogspot'dan daha kolay sevgili okur. iste bu yuzden zaman su gibi akip gecerken sayfalarca laf kalabalikligi yerine bir sipsak kare durum bildirmeye kafi. Gunlerin telasi, kizimin 1 yasi, pasta denemeleri, seker hamuru yavsakligi, herseyi kendim yapayim gereksizliginde yorgunluktan dogumgunu kutlamasinda 1 kare fotograf cekememis olmam ve o 1 kare fotografi cekmeyi kimsenin akil etmemis olmamasi gibi seyler var anlatacagim. Fotoroman halinde parti oncesine donelim once. Belki sonrasinda neler oldugunu yazarim sonra. Optuk cok.

Seker hamuruyla ilk deneme. Marshmellowun yapiskanligi, etrafin pudra sekerine bulanmasi, gecenin koru, iste simdi sictin pembesini takiben hamura verilebilen ilk sekil: Bebek partilerinde gonul rahatligiyla kullanilabilir pasta figuru.
Her isimi hallettim nasilsa, bir de parti hediyesi yapayim sanim yurusun mantigiyla girisilen kece kuslar.  Bir uc bes sekiz oniki derken kaptirmak, filo kurmak.
Gecenin kor saati sebebiyle horlayan kuslari seker paketlerine monte etmek.
Geceleri atom bolen annenin gunduzleri salincakta demlenen matmazeli.
Kendime dikmeyi de ihmal etmedigim elbise. Yok artik Alisami, bu hazir. Hep derim 50'lerde yasamaliymisim, gec dogmusum ne yazik ki. Bir inci kupeden bir de puantiyeden vaz-gec-mem.
Hijyenik ve parmak izsiz calisan yardimcim olay mahalinden sessizce! uzaklasirken.
Kus yapmayi o kadar sevmek ki bir filo da TR'ye ucurmak.
Masa hangi ara hazirlandi bilinmiyor.
Bir pasta kaplama, iki pasta keki ve iki pasta keremasi denemesi sonrasi  ulasilan muttesem cikolatali frambuazli asil pasta. Gunlerdir pasta keki, kremasi ve kaplamasi yemekten oylesine baymis olmasak daha muttesem olabilirdi belki.
Sag elle cikolata, sol elle patates topu yapabiliyorsa insan ustlerine tuy dikmekten de kacinmamali.

Iki arada bir derede donulen mutfak mekaninda, dusen corekotu gozleri yerine takmayi da ihmal etmemeli. Parti sonrasi bir bu tabak mutfaga dolu geldi. Kimse civcivleri yemeye kiyamamis ki!

25 ucan balon, 5 market torbasi ve uyumaya calisan BIR yasinda cocugu arabaya sigdirip eve getiren baba'ya alkis.

Ve su gibi akip gecen zaman.

Monday, July 23, 2012

Lila'nin kaleminden


Selam blog,
Ipad kullanmayi ogrendigimden beri internette takiliyorum. Anamin blogu sahipsiz kalmis iki satir yazayim dedim. Iyilik saglik iste n'olsun. Onumuzdeki ay 1 yasina girecegim ama hala dis yok iyi mi. Istahim cok sukur yerinde de damakla nereye kadar, bu da can! Uc ay kontrolunde, doktor, her an cikabilir, demisti. Okumus etmis adam. Inandim. 8 ay gecti tik yok. Insanin dis bugdayi ilk dogumdugunden sonra olur mu arkadas?? Neyse ne, yerim puremi icerim sutumu otururum iste. Zaten ustunuze afiyet ne zaman degisik birsey verseler bagirsaklar b.ka sariyor. Peklikten cektigim kadar hicbirseyden cekmedim. Anam sordu sorusturdu. Hergun bir ogun papaya dayiyor da allahtan rahatliyorum artik. Yoksa yolum yol degil.

Refluyu sorarsan eh iste duzelir gibi. Hala aksamlari ilac veriyollar. Bana kalsa ise yaradigi yok ama... ilacini verdik mi verdik, e niye uyumuyor bu cocuk? hep ayni terane. 7'de yatirirsan gelmez tabi uykum. Yemisim Ferber'i. Herifi bulsam cok pis laflar hazirladim ama yok meydanda. Zaten hala uyku egitimi veremediler. Yemedi tabi. 45 dakika aglayacakmisim. Uc gun sonra alisir unutur kendi kendime uyurmusum. Var ya, hayatta unutmam. Gece uyku tutmayinca bir iki denediler birakip gitmeyi. Ortaligi yiktim. Ertesi gun de cok pis trip attim. Maymun oldular. Simdi hik desem odadalar. Egitim sart.

Ben mi? Babamin 90 derecede yikanmis haliyim. Bir saclar anama cekmis. Sabahlari sekle sokmakta cok zorlaniyorum. Dogum tarihini onceden bildirseler fon cektirip cikacaktim, fotograflarda biraz bakimsizim. Ilk dogumgunume gelin basi yapilacak kivama gelir artik. Taranmiyor filan ama iyi boyle. Yolda durdurup cekistiriyorlar. Gecen cinlinin biri peruk mu diye sordu. Espri yapar gibi de hali yoktu. Degisik millet vesselam. Evden nasil ciktiysam ayni gun bir baskasi da arkamdan kendi beyaz ama saclar afro-amerikan yorumunu yapti. Cok eglendi ellemedim.

Amaan hep kendimden yazdim. Kendi yazsa o da beni anlatacakti nasilsa.. Kaciyorum simdilik internetten protez dis bakacam. Kendiminkiler cikana kadar idare etse fena mi olur, susi filan yiyemiyorum asabim bozuk. Allah baska dert vermesin tabii de yani ilkokul cagina geldik dis yok hala..

Optum, yazarim yine, kib, bye
Lila (aka Kuzu)

Wednesday, June 13, 2012

neden mi delirdim?...1

yeni tasinilacak eve, alinmasi, olculmesi, bakilmasi, begenilmesi, uydurulabilmesi gereken zibilyonlarca eksik (klozetin kapagi, dolabin vidisi, kapinin hicisi, onun bunu, bunun suyu...) sebebiyle yapi malzeme dukkanina birakilan Bey'in, cocugu besleyip, altini degistirip, egleyip, sallayip, oynatip, saatlerce oyaladiktan sonra dukkana donuldugunde, gecen surenin tamamini uzangacli metre standinin onunde secim yapmakla gecirdigini gormek. ki ayni cocuksuz sure bana verilse bizzat aya gider donuste evin haftalik alisverisini de yapiverirdim.

anliyorum cok cesit var, hangilerinde metrik sistem hangilerinde inchler footlar var acip bakmadan anlasilmiyor ve uzangacli metre tamirat islerine baslamak icin cok ama cok onemli bir adim AMA yine de olayin hemen sicaginda komsu standdaki alet cantalari gosterilerek 'bunlar da guzelmis haci' bakisi atilan sahsimin cildirmak icin hakli sebepleri oldugunu hissediyorum.

Tuesday, May 29, 2012

anneler gunu

omru hayatimin ilk anneler gunu sabahi yavrum yuzume tukurdu. bir suredir uzerinde calistigini biliyordum ancak hedefe kitlenebildigini o sabah ogrendim. bir mutluluk bir cosku. annelik boyle bir seymis. bu yazdigim iki cumleyi onceki senelerde herhangi bir yerde okusaydim o annelik degil bizzat senin icbayiciligin dostum, tadinda yorum yapardim. simdi kafam baska turlu calisiyor hatta cogu zaman dogru duzgun calismiyor bile. dogumdan beri uzerimde bir saflik mi desem bir saskinlik mi bilmem. sanki, her an, her bakis, her gulus mucize, bana ozel hediye.. hamilelikle beynimden kaybettigim yuzde on'dandir belki. sikayet mi? mumkun degil.

Monday, May 21, 2012

sevinc cigligi

Yakarislarim duyuldu, blogum bir gece ansizin nasil yaptigimi bile anlamadan geri geldi.
Na buraya yaziyorum bir daha kurcalarsam nolsun.

Of da pof

Kara kas kara gozume ragmen, bugunlerde icimdeki kosarak sarisin olma istegi sonsuz.. Son bir yildir hayatimizda oyle koklu degisiklikler oluyor ki bu sonuncudan sonra artik degisiklik yapacak kok de kalmadi. Sikago'dan tasindik. Yeni bir sehir, yeni bir eyalet, henuz bulunamayan yeni bir ev ve henuz nerede aranacagi bilinemeyen yeni bir is. 
Bu sabah alakasiz bir anda actigim alakasiz bir radyo kanalinda gecmiste pek cok sevdigim sarkilardan biri caliyordu. Hemmen o anda yapmam gereken dortbinikibesyuz is ve kucagimda artik bana yapisik yasayan yavricigim olmasa dortbinikibesyuz sayfalik bir romana baslayabilir ve hatta ilk dortyuzon sayfasini o cirpida yazabilirdim.. 
Gel gor ki sarki bitti, zaman gecti, simdiye kalan dusunce kirintilarini da inek icti.
Onceden yazip vakti zamaninda yayinlasin diye buraya biraktigim yaziyi (Love and Marriage) post etmek yerine silmeyi tercih eden blogspot'a da oylesine gicigim. Ne linklerim kaldi ne eski yazilarim.
Pes etmiyorum. Geri gelicem. 
Opt.

Wednesday, March 14, 2012

yariyil degerlendirmesi


Ilk 6 hafta felegim sasti. Ne kadar zor olabilecegi konusunda kimsenin daha once birsey soylememis olmasina kizdim. Ucana kizdim, kacana kizdim. Hayatim kaydi, cukura dustum, bittim, bir daha normale donemem sandim. Reflu, kolik ve hala suren kati diyet destegiyle daha da cok sandikca, kucagimdaki saglikli ve mis kokulu pamuk yumagi icin sukredecegime neler dusundugum icin o kahverengi seye daha da battim..
Sonra tam olarak hatirlayamadigim bir aydinlanma aniyla kendimi suanki halimde buldum. Hayatim kaymasina kaymisti, eski ben'den eser yoktu ama yeni ben'in eskiyi aratacak yani yoktu. Kaydigim yerde halimden memnundum. Bir kere multitasking bir insana donusmustum. Evin en uzak iki kosesi arasinda kucuk sarmal hareketlerle, iki elim dolu, kolumda bebem, omzumla kafam arasinda telefon, ceplerimden sarkan kivir zivirla, olabildigince hizli ilerlerken ayagimda da kirli bez torbasini sektirerek cope basket atabiliyordum. Sonra, hazirlanip evden cikis surem gunden gune isik hizina yaklasiyordu. Yavruyu kucagimda uyuturken bir elim rahat durmayan elini kolunu tutarken diger elim kendi kendini yikayabilmeyi ogrenmisti.
Bugun 26 derecelik havada, sokakta, sagimdan solumdan puset icinde benimkinin ucte biri buyuklugunde minnaklar gecerken son alti aydan aklimda mis kokulu pamuktan baska birsey kalmadigini farkettim. Insan guzel anilari hatirliyor sadece evet ama bence uykusuzluk da onemli bir etken. Hafizam artik zorlasam bile cok detaya girmiyor, ana hatlariyla ozet geciyor olan biteni.
Bir bakmisim 6 ay bitmis.. 1 yas.. yurudu kostu derken cosup gitmis zaman.
Nerden cikti simdi bunlar biliyorum. Gunes enerjisiyle calisiyor benim beynim.

Tuesday, February 14, 2012

33 blog lalesi

ben bugun bir yas daha aldim, tam 33 yasadim.
sonra su bloggerin sekli semali degisiyor mu diye baktim. aslinda bir bakip cikacaktim. kurcaladim. veee blogun agzina s.ctim. gitti html kodu, linkler minkler. alkis.
oysaki ne romantik duygu seli seyler yazacaktim.
bir de haftasonu saclarimi kestirip kusa dondurursem
bu is tamamdir.

Tuesday, February 07, 2012

benzemez kimseye tavrina hastayim



cocuk kime benziyor polemigi bizim topluma mi ozel, takribi kac yasina kadar devam eder, cevap noterle tastiklenir mi gibi meraklarim var.. kime benzediginin henuz kavrayamadigim bir onemi mi var acaba diye de cok dusundum. evet geceler boyu cok vaktim oluyor uzun uzun dusunuyorum.
haa mesela kari koca zenciyizdir cocuk beyaz tenli bir de ustune sarisin olur ki bu bile olasi ihtimal dahilinde- dersin ki allah allah bu cocuk kime benziyor. ya da daha az ekstrem bir ornekle kari koca kahve sacli kahve gozlusundur cocuk mavi gozlu dogar ve goz rengi aa degisir o canim alti aya ragmen degismez mavi kalir, o zaman da diyebilirsin ki allah allah bu cocugun gozleri kime cekti.. ama, gayet siradan bir kombinasyona sahip ebeveynin biyolojik caprazlamaya uygun gorunumdeki yavrusu soz konusuysa ve karar veremiyorsak orda birakalim. nevi sahsina munhasir kalsin. bence.


notlar:
bu 500uncu posttummus. vaay mi desem oha mi bilemedim.
bir sonraki disi yakarisim emzirme icerikli olacak, damla damla doluyor.