...ve alelade bir sabah, yatarken bilegime gecirdigim lastik tokayi tek hamlede daginik topuza donusturdugum sacima gecirmek suretiyle yataktan firlayip, nereye cikarttiysam orada kesinlikle bulamadigim terlik tekimin saklanmis olabilecegi yerleri dusunerek kalorifer termostatina ilerlerken, yol ustunde ayagima batan sirinbaba minyaturunu kosedeki oyuncak sepetine sutlayip, su isiticisinin dugmesine basarken az evvel ayni tezgahtan gecmis er kisinin bir kisim tezgah ustune futursuzca sactigi kahve tozlarini lavabo icine iteledikten sonra, butun gece icip icip ustune calistigi, kapasitesini zorlayan bezinden ayrilmakta kararsizlik yasayan yavrukusum, kundede giydireverdigim yeleginin dugmeleriyle cozemedigi problemine konsantre olmusken, evin uzak ucundaki tuvalete kosarak butun aksam yiyip ictigim mandalina puskevit ve caylari bunyemden uzaklastirma, yuz yikama ve dis fircalama aktivitemi rekor surede bitirip kahvalti hazirligina girisecegim ve giristigim kahvaltinin buyuk olasilikla yenmeyecegi alelade bir sabah, yataktan kalkamadim. cunku cok hastaydim.
ayakustu gecistirdigim gribal enfeksiyonumun 18.gununde, balli naneli bitkili buharli alternatif yollari terkedip, surunerek modern tibbin cok mesgul neferi dr.povil'i gormeye gittim. 45 dakika uyumamak icin direndigim bekleme odasindan ayrildigimda, dr.povil'in antibiyotik yazmasi icin tipime bakmasi yeterli oldu. zira kaymak soyle dursun hic donmeyecekmiscesine yerinde yoktu. burnuma fisfis, oksuruge surup, kirikliga advil, bogazima pastil yazarken simdi bana uyumam ama sadece uyumam icin bir tam gun verseler tek bir soz bile soylemeye halim olmadan aninda uykuya dalacagim geciyordu aklimdan. hemmen eve gelip ilaclarimi ictim, bir tam gun uyudum ve dipcik gibi kalktim, demek isterdim. oysa ki aksam saatine kalan trafikte bir tam saatte varabildigim ev, yoklugumda adeta bastan yaratilmisti. acma sacma dagitma ve yeniden duzenleme calismalarinin son derece yordugu yavrukusumun uykusu gelmisti ve karni acti. bu her zaman icin yaman bir celiskiydi zira yorgun bebe yemek yemiyor, aclik ise uykuya izin vermeyecek derecede mizmizlastiriyordu. butun denklemleri cozup tokami bilegime gecirebildigimde uyumak icin bana ayrilan surenin bir kismini yemistim bile...
hastaligin 25. gununde ziyaret ettigim kulak burun bogazci doktor, bu sure zarfinda uc kere iylesip yeniden hastalandigimi dogruladi ve burnumdan girip beynimin bir kismini ekranda gormemizi saglayan minnak kamerasiyla coktan iylestigi halde hala koku ve tat almayan burunsal hucrelerime adi virusun zarar vermis oldugunu belirtti. koku ve tat zipziplari ne zaman geri gelir bilinmiyordu. geri gelmedigi durumlar da oldukca yaygindi. isimiz her zaman ki gibi kismet ve hayirlisiydi. yine de steroid fisfisla sansimizi deneyecektik.
seyir defterine ek:
nerdeyse iki ay sonra artik hasta degilim. koku ve tat hala kacik. hayatta kalmami saglayacak, belki daha onemlisi kaka dedektorlugu yapabilecek kadar az bir kismi geri geldi. ama benim hala umudum var...
Tuesday, February 12, 2013
Tuesday, February 05, 2013
17 ay mektubu-kendime
Sagda solda duyuyorum, parkta cocuklar konusuyor. Cogunun annesi ay mektubu yazip sakliyormus. Bizimki tembel cikti. Ay mektubu soyle dursun ne zaman yurudum ne zaman ne yedim ictim, ilk neye ne dedim kayda gecen yok. Bebekligim gumburtuye mi gidiyor komsular havaaar diye feryat etmektense aldim kalemi elime. Vakit oldukca yazayim da arsiv olsun. Bugun ayin yirmi dordu, 17 ayligim. Yasi sorulunca ay cinsinden cevap verene oldum olasi gicik kapardim ama bu alemde isler boyle yuruyormus artik kabullendim.
Bugunlerde, acikinca, sevinince, susayinca, yorulunca, aglarken, uyurken, gulerken, uyumamakta direnirken, ruyamda, salincakta, banyoda ve hatta anne kolundayken, arka arkaya kac kez 'anne' diyebilecegimi test ediyorum bazen. En az anne kadar 'baba'da diyorum ama o genelde spor amacli oluyor. Dikkatin baska yere yonelmesinden hoslanmiyorum. Hep ben felsefesini benimsettim, memnunum.
Soyleneni baya baya anliyorum ama ekseriye salaga yatiyorum. Soylemedigim halde onlar da beni baya baya anliyorlar. Ustten dort alttan iki disim cikti, kuruyemisin yanina bira rica ediyorum, salaga yatiyorlar canim sikiliyor biraz.
Bu sabah evden cikma tantanasinin son ayaginda, kapi esigine sadece 10 adim kalmisken ve hersey hazirken ve gidecegimiz yere kafadan 10 dakika gec kalmisken annemin mum deodorantini kaptigim gibi yaladim. O ne aci tat yalebbim. Pisman oldum ama kucuk bir parca da disime takilmis. Zorla tukutturulup agzim yuzum yikandi. Insan bir cikolata tatli tadi unutacak bir sey bekliyor tabii arkasindan ama nerdeeee. Bizimki doktoru sonra da zehir merkezini aradi. Muhim degilmis cok sukur bir de doktor ziyareti girmedi isin icine. Sut ikramini takiben gidecegimiz yere 35 dakika gec kaldik. Saglik oldu.
Ayni gunun aksamustunde 17 aylik olmam serefine her zaman esindigim masamin ustune kap kap renkli birseyler hazirlamis annecon. Parmaklari bandirip bandirip boyadik kagidi. Cok eglendim dogrusu. Madem eller parmaklar boyali neden sadece onumdeki kagitla yetineyim dedigim anda eglenceyi bitiriyorlar genelde. Yeni isinmistim oysa ki. Dogru banyoya goturuldum. Eller filan yikandi. Genelde elleri kurulayip, ancak yetisebildigim banyo kapisini guc bela ceker cikarim disari. Annecon da boyle dusunmus olacak ki bir kosu boyalari toplamaya iceri gitti. Icimden bir ses klozet kapaginin altinda eglencenin devam ettigini soyledi, ben de dinledim. Birikmis suya hic dayanamam. Aynen iceri sarkip kollari daldirdim. Sip sipidik sip dememe kalmadan eglence bitti. Allahtan beni oyle gorunce annecona bir sure kal geldi de iki sip daha yapabildim. Temizlik, banyo manyo sonrasinda malum isler.. Bir gunu de iste boyle eglenceye doyamadan bitirdik.
Hemen tarihe notumu da duseyim:
anne, anni, enne, onno, anno: anne
baba:baba, pilav (babanin yaptigi pilava atfen)
meme:emzik
mimi: duduk makarna
optum
Lila
Bugunlerde, acikinca, sevinince, susayinca, yorulunca, aglarken, uyurken, gulerken, uyumamakta direnirken, ruyamda, salincakta, banyoda ve hatta anne kolundayken, arka arkaya kac kez 'anne' diyebilecegimi test ediyorum bazen. En az anne kadar 'baba'da diyorum ama o genelde spor amacli oluyor. Dikkatin baska yere yonelmesinden hoslanmiyorum. Hep ben felsefesini benimsettim, memnunum.
Soyleneni baya baya anliyorum ama ekseriye salaga yatiyorum. Soylemedigim halde onlar da beni baya baya anliyorlar. Ustten dort alttan iki disim cikti, kuruyemisin yanina bira rica ediyorum, salaga yatiyorlar canim sikiliyor biraz.
Bu sabah evden cikma tantanasinin son ayaginda, kapi esigine sadece 10 adim kalmisken ve hersey hazirken ve gidecegimiz yere kafadan 10 dakika gec kalmisken annemin mum deodorantini kaptigim gibi yaladim. O ne aci tat yalebbim. Pisman oldum ama kucuk bir parca da disime takilmis. Zorla tukutturulup agzim yuzum yikandi. Insan bir cikolata tatli tadi unutacak bir sey bekliyor tabii arkasindan ama nerdeeee. Bizimki doktoru sonra da zehir merkezini aradi. Muhim degilmis cok sukur bir de doktor ziyareti girmedi isin icine. Sut ikramini takiben gidecegimiz yere 35 dakika gec kaldik. Saglik oldu.
Ayni gunun aksamustunde 17 aylik olmam serefine her zaman esindigim masamin ustune kap kap renkli birseyler hazirlamis annecon. Parmaklari bandirip bandirip boyadik kagidi. Cok eglendim dogrusu. Madem eller parmaklar boyali neden sadece onumdeki kagitla yetineyim dedigim anda eglenceyi bitiriyorlar genelde. Yeni isinmistim oysa ki. Dogru banyoya goturuldum. Eller filan yikandi. Genelde elleri kurulayip, ancak yetisebildigim banyo kapisini guc bela ceker cikarim disari. Annecon da boyle dusunmus olacak ki bir kosu boyalari toplamaya iceri gitti. Icimden bir ses klozet kapaginin altinda eglencenin devam ettigini soyledi, ben de dinledim. Birikmis suya hic dayanamam. Aynen iceri sarkip kollari daldirdim. Sip sipidik sip dememe kalmadan eglence bitti. Allahtan beni oyle gorunce annecona bir sure kal geldi de iki sip daha yapabildim. Temizlik, banyo manyo sonrasinda malum isler.. Bir gunu de iste boyle eglenceye doyamadan bitirdik.
Hemen tarihe notumu da duseyim:
anne, anni, enne, onno, anno: anne
baba:baba, pilav (babanin yaptigi pilava atfen)
meme:emzik
mimi: duduk makarna
pis:pis
pisssss: tuvaletteki isler
piss pisss: uyuma efekti
dede:dede
psipsi: kedi
uv uv: komsunun kopegi Gio
beybis: bebek, yogurt (bebek resimli etiketine atfen)
emmmm: sut
blup: balik
aabut: havuc
eeeeeeee: dis fircalama efekti
ceci: jackie (dostum olur)
bii-bii: bici bici, elektrik supurgesi, sac kurutma makinasi, mutfak robotu, vizildayan hersey
eybibi: a-b-c
eybis: telefon, alo
hadi simdilik bye,pisssss: tuvaletteki isler
piss pisss: uyuma efekti
dede:dede
psipsi: kedi
uv uv: komsunun kopegi Gio
beybis: bebek, yogurt (bebek resimli etiketine atfen)
emmmm: sut
blup: balik
aabut: havuc
eeeeeeee: dis fircalama efekti
ceci: jackie (dostum olur)
bii-bii: bici bici, elektrik supurgesi, sac kurutma makinasi, mutfak robotu, vizildayan hersey
eybibi: a-b-c
eybis: telefon, alo
optum
Lila
Thursday, January 17, 2013
overlok-man
Giyinmeyi, suslenmeyi, takmayi ve takistirmaya cok seven bir kizim oldugu icin mutluyum. Ben giydirdikce mi boyle oldu yoksa hep mi boyleydi bilmiyorum ama daha simdiden annesinin tuhaf tipli komik hayvan figurlerini en az annesi kadar komik buluyor.
Friday, January 04, 2013
Yeni yilin tadi yok
Bir yilbasi klasigi olarak yeni yila yine hasta girdim. Dokuzda pijolari cekip 10da sizdim. Kafamdaki yedi delikten dordunun tikanmasiyla baslayan feci gribim diger ikinin akmasi ve sonuncunun islevini yitirmesiyle ikinci haftasina dogru yol aliyor. Hepsinden gectim. Tat alamiyorum. Daha once hic bu kadar vahimlesmemis demek ki durum, care aradigimi hatirlamiyorum. Google aramalari da canimi sikiyor. Aylarca tadi tuzu burnu yerine gelmeyen varmis. Gunluk aktivitelerinin cogunlugunu burnuyla idare eden ve yemek yemeyi olesine seven su insana alternatif tip tavsiyesi olan varsa, ne bileyim kayni eltisi ayni durumda olup sonradan iylesen varsa haber verebilir mi acaba? Cok ciddi doktora gitmeyi planliyorum ki hic adetim degildir.
Sevgilerimle
Mork.
Sevgilerimle
Mork.
Wednesday, December 12, 2012
GrininElliDonu*
walking dead'in tum birikmis bolumlerini yiyip bitirdigimden beri, pazardan pazara beklemek cilgin bunyemi fazlasiyla baydi. korku, kan, vahset, insan yiyen zombiler benim icin artik kivir zivira donusmustu ve hatta game of thrones son sezonun son sahnesindeki ucube dostlar ekranda boy gosterdiginde bile artik gozlerimi kapatmaz olmustum. oylesine dosttum yani yarisi curumus zombiklere. neyse.. es durumundan eve giris yapan yeni kindle ozentiligi sebebiyle bari oturdugum yerde kulturum artsin, okudugum yanima kar kalsin istedim. hemen alete el koydum. soyle okudugumu anlamasam da olacagi, kaldigim yeri el yordamiyla bulabilecegim, yarida birakabilecegim, ya da yillarca surunebilecek ne okusam ne okusam derken tatilde ucakta gazatede sagda solda milletin eline yapisik meshur kitabi indirip okumaya basladim. satisi harry potiri gecen kitabin konusu, icerigi, turu hakkinda en ufak bilgim yoktu. okudukca bir yandan konunun bayiciligina icerliyor ve patlamanin ne zaman gerceklesecegini merak ediyor bir yandan da hikayenin edward-bella'ligina sasiriyordum ki oy oy oyyyy. olanlar oldu. kulturum cilgin atti.
annanemle dedem, cok sevdikleri yalan ruzgarinda viktir lorini filan operken, wi, basina das dusmeyesice! nidasiyla ayiplar, sahneler bitene kadar da sagi solu izlerlerdi. kucuk yigenim de damarina basildiginda ve intikam pesine dustugunde kalabalik bir misafir ortamini yakalar, en rahatsiz edici sesiyle 'orkit agda adga orkit orkit orkit' diye bagirirdi. bu ikincinin konuyla alakasi olmayabilir, yazarken aklima geldi, gulmem bitince not dusmek istedim.- ben de kitap boyu hikayenin kahramanlari iki hasin tavsana donustukce sayfalari ilerletmeye basladim. gel gor ki kitap kitap degil adeta bir muzir nesriyatti. insanlar artik muzir nesriyatta bile tercihi konulu'dan** yana kullanirken bu kitap serisinin konuya gerek duymamasi cok ilgincti.. velhasil kitap atlaya ziplaya iki saatte bitti.
gec kalmis kisa bir arastirmayla kitaba verilen takma isimleri, basilis hikayesini, twillight hikayesine benzerligini, edebi sigligi, anlatim eksikligi ve konusuzluguna ragmen ozellikle 30 yas ustu kadinlar tarafindan satis rekorlari kirdigini filan okudum. sonra g.ergenin instagramda paylastigi kitap fotografinin altindaki yorumlari gordum. kitap icin mutlaka okunmali, basucu eseri, bayildim, aman da tanrim tadinda ifadeleri gorunce gercek edebi! acligin farkina vardim. basiniza das dusmeyesilceler sizi..
konuyla ilgili son gelisme hurriyet.com'dan geldi. serinin film haklarini alan sirket, kendileri cast secimiyle ugrasirken-ki internette basrol tavsanlari konusunda ciddi firtinalar kopuyor-elini cabuk tutup kitabin miki** filmini ceken sirkete dava acip kazanmis. velhasil yazar simdilik-dorduncusu yolda- uc kitapla dunyayi donunda sallarken kitap tutanin elinde kaliyor.
annanemle dedem, cok sevdikleri yalan ruzgarinda viktir lorini filan operken, wi, basina das dusmeyesice! nidasiyla ayiplar, sahneler bitene kadar da sagi solu izlerlerdi. kucuk yigenim de damarina basildiginda ve intikam pesine dustugunde kalabalik bir misafir ortamini yakalar, en rahatsiz edici sesiyle 'orkit agda adga orkit orkit orkit' diye bagirirdi. bu ikincinin konuyla alakasi olmayabilir, yazarken aklima geldi, gulmem bitince not dusmek istedim.- ben de kitap boyu hikayenin kahramanlari iki hasin tavsana donustukce sayfalari ilerletmeye basladim. gel gor ki kitap kitap degil adeta bir muzir nesriyatti. insanlar artik muzir nesriyatta bile tercihi konulu'dan** yana kullanirken bu kitap serisinin konuya gerek duymamasi cok ilgincti.. velhasil kitap atlaya ziplaya iki saatte bitti.
gec kalmis kisa bir arastirmayla kitaba verilen takma isimleri, basilis hikayesini, twillight hikayesine benzerligini, edebi sigligi, anlatim eksikligi ve konusuzluguna ragmen ozellikle 30 yas ustu kadinlar tarafindan satis rekorlari kirdigini filan okudum. sonra g.ergenin instagramda paylastigi kitap fotografinin altindaki yorumlari gordum. kitap icin mutlaka okunmali, basucu eseri, bayildim, aman da tanrim tadinda ifadeleri gorunce gercek edebi! acligin farkina vardim. basiniza das dusmeyesilceler sizi..
konuyla ilgili son gelisme hurriyet.com'dan geldi. serinin film haklarini alan sirket, kendileri cast secimiyle ugrasirken-ki internette basrol tavsanlari konusunda ciddi firtinalar kopuyor-elini cabuk tutup kitabin miki** filmini ceken sirkete dava acip kazanmis. velhasil yazar simdilik-dorduncusu yolda- uc kitapla dunyayi donunda sallarken kitap tutanin elinde kaliyor.
*egitim sart
**le jargon de korsandvd
Bebemle geziyorum...vol1
Altibucuk aylik bebemizle gerceklestirdigimiz 1 aylik Turkiye gezisi donusu, bebegiyle seyahat etmek isteyenlere onerilerim var. Acik ve net yazacagim. Buyrun:
Planlari iptal edip evde oturun. Emin olun en guzeli bu. Yakinlardaki park, bahce, komsu, es, dost, bakkal, market neyinize yetmiyor? Macera pesindeyseniz acliginizi baska turlu giderin. Bebenizi sefil, sinirlerinizi harap etmeyin.
Illa ki gidecem diyorsaniz, gideceginiz yerin buna degip degmedigini gunlerce dusunun. Degmiyorsa evde oturun. Degiyorsa biraz daha dusunun.Inadiniz inat, gtunuz iki kanatsa emin olun o iki kanat yolculuk boyu, evinize donene dek ve hatta dondukten sonra da huzur bulmayacak.
Kendi bavulunuz iki don bir tisortten ibaretken ki baska turlusu zaten mumkun degil, bebeginizle ilk tecrubesiz yolculugunuzda yaniniza herseyi almak zorundaymis gibi hissetmeniz gayet dogal. Abartmasaniz bile bir baston puset, bir arac koltugu, sut pompasi, biberon emzik bardak onluk havlu sapka battaniye odur budur sudurdan ibaret minimal esya listesiyle yolculuk etmek durumundasiniz. Araba, kamyon, tir, karavan, konteynir vb gibi kisisel tasima araclarini tercih edemiyorsaniz civik sctiniz demektir, bez de gerekmez koyverin gitsin. Ucak yolculugu mecburiyetse bilin ki, kac saat surdugu hic ama hic onemli degil. Asil eziyet havaalani dahilinde, ucagin disinda gecirdiginiz sure. Bagaja vermediginiz her turlu techizat havaalanina adim attiktan ucak koltuguna oturana dek gecen surede siz ve bebeginizle.
Bagaji verdik, kapi check-inimizde puseti de yok ettik, rotar yok, bebegin karni tok, alti temiz, gazi yok uykusu var. Ne guzel degil mi? Degilmis megersem. 12bucuk saat prenses tavriyla ucup Istanbul'a konan bebemi, 45 dakikalik Istanbul Ankara aktarmasinda 2 saat rotar ustune, 50+45+30 dakika ucak icinde kemerle sahsima yapisik tutan havayolu cildirtti..
Ne diyordum. Iyisi mi siz cayinizi koyun, bebeyi haliya salin ve evde oturun. Oh mis.
Devami: Gunde ortalama 25 yeni insanla tanisan bebegin saskin felegi, ilk memleket ziyaretinde akraba teroru.
Planlari iptal edip evde oturun. Emin olun en guzeli bu. Yakinlardaki park, bahce, komsu, es, dost, bakkal, market neyinize yetmiyor? Macera pesindeyseniz acliginizi baska turlu giderin. Bebenizi sefil, sinirlerinizi harap etmeyin.
Illa ki gidecem diyorsaniz, gideceginiz yerin buna degip degmedigini gunlerce dusunun. Degmiyorsa evde oturun. Degiyorsa biraz daha dusunun.Inadiniz inat, gtunuz iki kanatsa emin olun o iki kanat yolculuk boyu, evinize donene dek ve hatta dondukten sonra da huzur bulmayacak.
Kendi bavulunuz iki don bir tisortten ibaretken ki baska turlusu zaten mumkun degil, bebeginizle ilk tecrubesiz yolculugunuzda yaniniza herseyi almak zorundaymis gibi hissetmeniz gayet dogal. Abartmasaniz bile bir baston puset, bir arac koltugu, sut pompasi, biberon emzik bardak onluk havlu sapka battaniye odur budur sudurdan ibaret minimal esya listesiyle yolculuk etmek durumundasiniz. Araba, kamyon, tir, karavan, konteynir vb gibi kisisel tasima araclarini tercih edemiyorsaniz civik sctiniz demektir, bez de gerekmez koyverin gitsin. Ucak yolculugu mecburiyetse bilin ki, kac saat surdugu hic ama hic onemli degil. Asil eziyet havaalani dahilinde, ucagin disinda gecirdiginiz sure. Bagaja vermediginiz her turlu techizat havaalanina adim attiktan ucak koltuguna oturana dek gecen surede siz ve bebeginizle.
Bagaji verdik, kapi check-inimizde puseti de yok ettik, rotar yok, bebegin karni tok, alti temiz, gazi yok uykusu var. Ne guzel degil mi? Degilmis megersem. 12bucuk saat prenses tavriyla ucup Istanbul'a konan bebemi, 45 dakikalik Istanbul Ankara aktarmasinda 2 saat rotar ustune, 50+45+30 dakika ucak icinde kemerle sahsima yapisik tutan havayolu cildirtti..
Ne diyordum. Iyisi mi siz cayinizi koyun, bebeyi haliya salin ve evde oturun. Oh mis.
Devami: Gunde ortalama 25 yeni insanla tanisan bebegin saskin felegi, ilk memleket ziyaretinde akraba teroru.
Monday, November 12, 2012
zombiye baglamak
benim her hangi bir filmden korkmam icin turunun korku olmasi gerekmez. yonetmenin ya da senaristin aklina bile gelmemis detaylardan kendime gerekli gereksiz gerilim yaratir, itinayla kendi senaryomu yazar, filmin dortte ucunu gozlerim kapali dinlerim ki gormedigim icin duydugum seslerden daha da bir gerileyim. iste bu aciklamadan da anlasilacagi gibi, testereler olsun, silent hiller olsun efendime soyliyim yaratik zombi vanpir filan alayindan uzak durur-dum gucum yettigince. peki ne oldu da gizli gizli, tek basima, telefonun kucuk ekraninda, gecenin kor karanliginda the walking dead izlemeye basladim? emin degilim ama suphelendigim bazi seyler var.
yavrukusum 5 gunde 3 dis patlatti. bir 3 de dayanmis damaklari zorluyor. gunun 12 saati yasadigimiz koala hayatina 12 saat de gece vardiyasi eklendiginden beri uykusuzluktan telef olmak uzreyim. 45 dakkada bir bogurerek uyanip sadece beni, yanyana degil sadece kucakta sallanarak uyumayi isteyen evladim sayesinde bunyem firsat buldugunda da uyumayi reddetmeye basladi. isyanini oldukca ilginc yollardan gozume sokmayi basardi. bu reddedislerinden birinde koalam kucagimda, dalmis tavani izlerken telefonumdan suursuzca izlemeye basladigim dizinin 2 sezonunu 3 gunde bitirdim. dizi kastinin insanlari canli yiyen yuruyen oluler olmasi onceleri benim de tuhafima gitti. sonucta kan gormeye de tahammulum yok zannederdim. korktum gerildim, aksamlari isiklari aca saca gezindim. sonra alistim. tadinda birakmak niyetindeyim ama Loriyle Carolu yediler mi nasil ogrenecegim??
yavrukusum 5 gunde 3 dis patlatti. bir 3 de dayanmis damaklari zorluyor. gunun 12 saati yasadigimiz koala hayatina 12 saat de gece vardiyasi eklendiginden beri uykusuzluktan telef olmak uzreyim. 45 dakkada bir bogurerek uyanip sadece beni, yanyana degil sadece kucakta sallanarak uyumayi isteyen evladim sayesinde bunyem firsat buldugunda da uyumayi reddetmeye basladi. isyanini oldukca ilginc yollardan gozume sokmayi basardi. bu reddedislerinden birinde koalam kucagimda, dalmis tavani izlerken telefonumdan suursuzca izlemeye basladigim dizinin 2 sezonunu 3 gunde bitirdim. dizi kastinin insanlari canli yiyen yuruyen oluler olmasi onceleri benim de tuhafima gitti. sonucta kan gormeye de tahammulum yok zannederdim. korktum gerildim, aksamlari isiklari aca saca gezindim. sonra alistim. tadinda birakmak niyetindeyim ama Loriyle Carolu yediler mi nasil ogrenecegim??
Monday, October 08, 2012
Guncelleme
Selam concisler (bir onceki mektubuma biraktiginiz samimi yorumlara istinaden),
yoklugumda cok kitap okuttum. amcam sagolsun, turkiye ziyaretinden bir dolu kitapla gelmis. bizimkilerin okurken ceviricem diye yirtinmalarina, anlamlari kaydirip kus kondurmalarina luzum kalmadi. kitaplar turkce. amcam D&R'da kitaplari gorevliye sorarken zorlanmis ama degmis dogrusu. seviyorum... seviyorum sevmesine de karin doyurmuyor iste. ev halki simitleri, kurupastalari, kavurmali soya leblebilerini, ekstra antep fistikli bolu cikolatalarini gotururken benim bir kosede oturup bu saydiklarimin sut olmasini beklemem reva mi vicdansiz kadin? cok agladim o soya leblebisi icin ama vermediler! neymis disim yokmus. dis demisken korktugum basima geldi dostlar.
son doktor randevumuzda iki cuvaldizla asi oldugum yetmezmis gibi hemen ertesi hafta kan testine yollandim. ortamin sevimsizliginden killanmistim zaten ama sivismakta gec kaldim. hazirlikli gelmisler, dort koldan saldirip isi bitirdiler. asayis kemalmis. e niye dis yok? haaa genetik. kani almadan once genetik degildi di mi!! prenses cizgimden kaymak istemiyorum ama o vicdansiz doktoruma laflar hazirladim. dis yuzunden magduriyeti de eziyeti de ceken benim arkadas. alip basimi gideyim diyorum, fazla uzaklasamiyorum. surekli takip ediliyormusun gibi bir his filan da yok icimde. bariz 7/24 pesimdeler. cicegi koparma, sandalyeye asilma, cekmeceye binme.. e ne yapayim? oturup cekirdek citliyim leblebi yiyim desem ona da hayir. neymis disim yokmus. bak yine loopa sardik...
bitti mi? yoo yo... bir sabah uykumun en tatli yerinde pijamalarimla filan devirmis uyuyorum. apar topar bindik arabaya. bir sevimlilik bir maymunluk bizimkilerde. biri emzik ikram ediyor digeri yanima oturmus-ki arka koltukta ekseriye yalniz seyehat ederim-basimi oksuyor. hadi bakalim dedik var yine bir b.kluk. gittigimiz yerde oyuncaklara bogulmalar, bir ihtimam bir sirinlik. iyice gerildim iyi mi. girdigimiz odanin duvarlari tavani silme ekran, ekranlar komple cizgi film. baska zaman yuz metreden kafami cevirsem ekrani karartan insanlar habire durtup bak televizyon diyorlar. dalmisim cizgi filme gevsedim gevseyecem derken agzimin icinde 10 parmak belirmesin mi! o girerken gordugum ibis kilikli herif disciymis. neyseki eli cabukmus. yaygarayi agzimin tadiyla koparamadan bitirdi damaklarimi minciklamayi da tadim kacti bir kere. endiseye gerek yokmus. disler yerindeymis. muhtemelen hepsi birden cikacakmis. hatta buyuk olasilikla azi ve kopek disleri daha once cikacakmis. veeee bilin bakalim neymis??? GENETIK. sakin kalayim diyorum ama olmuyor olmuyor.. ailemizdeki o geni bozuk ip.e her kimse hala sucu ustlenmeden susuyor ya iste en cok ona icerliyorum. hayir insan evladinin once alt iki disi cikar simetrik ve sirin degil mi? 13 aydir damakli damakli sirittigim yetmezmis gibi kestiremedigim bir sure de kosede tek sivri disle alemin maymunu olacagim belli ki. vallahi gectim estetik kaygilardan, bari salataligi havucu kesse...
offff icim sisti. gelirim ben yine.
hadi opt.kib.
Lila
yoklugumda cok kitap okuttum. amcam sagolsun, turkiye ziyaretinden bir dolu kitapla gelmis. bizimkilerin okurken ceviricem diye yirtinmalarina, anlamlari kaydirip kus kondurmalarina luzum kalmadi. kitaplar turkce. amcam D&R'da kitaplari gorevliye sorarken zorlanmis ama degmis dogrusu. seviyorum... seviyorum sevmesine de karin doyurmuyor iste. ev halki simitleri, kurupastalari, kavurmali soya leblebilerini, ekstra antep fistikli bolu cikolatalarini gotururken benim bir kosede oturup bu saydiklarimin sut olmasini beklemem reva mi vicdansiz kadin? cok agladim o soya leblebisi icin ama vermediler! neymis disim yokmus. dis demisken korktugum basima geldi dostlar.
son doktor randevumuzda iki cuvaldizla asi oldugum yetmezmis gibi hemen ertesi hafta kan testine yollandim. ortamin sevimsizliginden killanmistim zaten ama sivismakta gec kaldim. hazirlikli gelmisler, dort koldan saldirip isi bitirdiler. asayis kemalmis. e niye dis yok? haaa genetik. kani almadan once genetik degildi di mi!! prenses cizgimden kaymak istemiyorum ama o vicdansiz doktoruma laflar hazirladim. dis yuzunden magduriyeti de eziyeti de ceken benim arkadas. alip basimi gideyim diyorum, fazla uzaklasamiyorum. surekli takip ediliyormusun gibi bir his filan da yok icimde. bariz 7/24 pesimdeler. cicegi koparma, sandalyeye asilma, cekmeceye binme.. e ne yapayim? oturup cekirdek citliyim leblebi yiyim desem ona da hayir. neymis disim yokmus. bak yine loopa sardik...
bitti mi? yoo yo... bir sabah uykumun en tatli yerinde pijamalarimla filan devirmis uyuyorum. apar topar bindik arabaya. bir sevimlilik bir maymunluk bizimkilerde. biri emzik ikram ediyor digeri yanima oturmus-ki arka koltukta ekseriye yalniz seyehat ederim-basimi oksuyor. hadi bakalim dedik var yine bir b.kluk. gittigimiz yerde oyuncaklara bogulmalar, bir ihtimam bir sirinlik. iyice gerildim iyi mi. girdigimiz odanin duvarlari tavani silme ekran, ekranlar komple cizgi film. baska zaman yuz metreden kafami cevirsem ekrani karartan insanlar habire durtup bak televizyon diyorlar. dalmisim cizgi filme gevsedim gevseyecem derken agzimin icinde 10 parmak belirmesin mi! o girerken gordugum ibis kilikli herif disciymis. neyseki eli cabukmus. yaygarayi agzimin tadiyla koparamadan bitirdi damaklarimi minciklamayi da tadim kacti bir kere. endiseye gerek yokmus. disler yerindeymis. muhtemelen hepsi birden cikacakmis. hatta buyuk olasilikla azi ve kopek disleri daha once cikacakmis. veeee bilin bakalim neymis??? GENETIK. sakin kalayim diyorum ama olmuyor olmuyor.. ailemizdeki o geni bozuk ip.e her kimse hala sucu ustlenmeden susuyor ya iste en cok ona icerliyorum. hayir insan evladinin once alt iki disi cikar simetrik ve sirin degil mi? 13 aydir damakli damakli sirittigim yetmezmis gibi kestiremedigim bir sure de kosede tek sivri disle alemin maymunu olacagim belli ki. vallahi gectim estetik kaygilardan, bari salataligi havucu kesse...
offff icim sisti. gelirim ben yine.
hadi opt.kib.
Lila
Tuesday, September 18, 2012
bir iskambil falinda cikmistik birbirimize
hayatim boyunca hicbir muzik akiminin surekli takipcisi olamadim. bir sure bunu bir kac sene sunu belki biraz onu sevdim begendim dinledim. bazen baskasina ozendim -ac/dc- bazilarina sevgiyi abarttim, yillarca konserlerinde yasadim -yeni turku- sonra bazilarinin isminden bile tiksindim -celinedion-.. butun zamanlar boyunca, iyi gunde kotu gunde, hastalikta ve saglikta, o degil ama ben olunceye kadar vazgecmeyecegim tek kisi Teoman'di/olacak. evlenirken de banttan yine o caldi. 10 senelik birlikteligin uzerine cakilan imzayi takiben, hic hesapta olmayan mavi isikli bir dugun sahnesinde, irice bir nikah sekeri tadindaki gelinligin icinde, zat-i muhtesemle dans ederken, zaten, sarkiyi baskasi soyleyemezdi. bir kere sevince baskasi sevilemezdi ve bazen kucuk bir an icin omur bile verilirdi pek tabii.
sonradan nikah davetiyemize donusen bu cizimin sarkisi kupa kizi sinek valesi'ydi. nereden mi cikti simdi aksam aksam? yine, ansizin radyodan firlayan sarkiyla hafizadan akla dokulen anilar... anilar. coskunsabah.. ispanyola ve butun sarkilarim sana. ah mariya!
Monday, September 03, 2012
bir dogumgunu fotoromani
Alismak sevmekten daha zor ve instagram blogspot'dan daha kolay sevgili okur. iste bu yuzden zaman su gibi akip gecerken sayfalarca laf kalabalikligi yerine bir sipsak kare durum bildirmeye kafi. Gunlerin telasi, kizimin 1 yasi, pasta denemeleri, seker hamuru yavsakligi, herseyi kendim yapayim gereksizliginde yorgunluktan dogumgunu kutlamasinda 1 kare fotograf cekememis olmam ve o 1 kare fotografi cekmeyi kimsenin akil etmemis olmamasi gibi seyler var anlatacagim. Fotoroman halinde parti oncesine donelim once. Belki sonrasinda neler oldugunu yazarim sonra. Optuk cok.
Her isimi hallettim nasilsa, bir de parti hediyesi yapayim sanim yurusun mantigiyla girisilen kece kuslar. Bir uc bes sekiz oniki derken kaptirmak, filo kurmak. |
Gecenin kor saati sebebiyle horlayan kuslari seker paketlerine monte etmek. |
Geceleri atom bolen annenin gunduzleri salincakta demlenen matmazeli. |
Kendime dikmeyi de ihmal etmedigim elbise. Yok artik Alisami, bu hazir. Hep derim 50'lerde yasamaliymisim, gec dogmusum ne yazik ki. Bir inci kupeden bir de puantiyeden vaz-gec-mem. |
Hijyenik ve parmak izsiz calisan yardimcim olay mahalinden sessizce! uzaklasirken. |
Kus yapmayi o kadar sevmek ki bir filo da TR'ye ucurmak. |
Masa hangi ara hazirlandi bilinmiyor. |
Sag elle cikolata, sol elle patates topu yapabiliyorsa insan ustlerine tuy dikmekten de kacinmamali. |
Iki arada bir derede donulen mutfak mekaninda, dusen corekotu gozleri yerine takmayi da ihmal etmemeli. Parti sonrasi bir bu tabak mutfaga dolu geldi. Kimse civcivleri yemeye kiyamamis ki! |
Monday, July 23, 2012
Lila'nin kaleminden
Selam blog,
Ipad kullanmayi ogrendigimden beri internette takiliyorum. Anamin blogu sahipsiz kalmis iki satir yazayim dedim. Iyilik saglik iste n'olsun. Onumuzdeki ay 1 yasina girecegim ama hala dis yok iyi mi. Istahim cok sukur yerinde de damakla nereye kadar, bu da can! Uc ay kontrolunde, doktor, her an cikabilir, demisti. Okumus etmis adam. Inandim. 8 ay gecti tik yok. Insanin dis bugdayi ilk dogumdugunden sonra olur mu arkadas?? Neyse ne, yerim puremi icerim sutumu otururum iste. Zaten ustunuze afiyet ne zaman degisik birsey verseler bagirsaklar b.ka sariyor. Peklikten cektigim kadar hicbirseyden cekmedim. Anam sordu sorusturdu. Hergun bir ogun papaya dayiyor da allahtan rahatliyorum artik. Yoksa yolum yol degil.
Refluyu sorarsan eh iste duzelir gibi. Hala aksamlari ilac veriyollar. Bana kalsa ise yaradigi yok ama... ilacini verdik mi verdik, e niye uyumuyor bu cocuk? hep ayni terane. 7'de yatirirsan gelmez tabi uykum. Yemisim Ferber'i. Herifi bulsam cok pis laflar hazirladim ama yok meydanda. Zaten hala uyku egitimi veremediler. Yemedi tabi. 45 dakika aglayacakmisim. Uc gun sonra alisir unutur kendi kendime uyurmusum. Var ya, hayatta unutmam. Gece uyku tutmayinca bir iki denediler birakip gitmeyi. Ortaligi yiktim. Ertesi gun de cok pis trip attim. Maymun oldular. Simdi hik desem odadalar. Egitim sart.
Ben mi? Babamin 90 derecede yikanmis haliyim. Bir saclar anama cekmis. Sabahlari sekle sokmakta cok zorlaniyorum. Dogum tarihini onceden bildirseler fon cektirip cikacaktim, fotograflarda biraz bakimsizim. Ilk dogumgunume gelin basi yapilacak kivama gelir artik. Taranmiyor filan ama iyi boyle. Yolda durdurup cekistiriyorlar. Gecen cinlinin biri peruk mu diye sordu. Espri yapar gibi de hali yoktu. Degisik millet vesselam. Evden nasil ciktiysam ayni gun bir baskasi da arkamdan kendi beyaz ama saclar afro-amerikan yorumunu yapti. Cok eglendi ellemedim.
Amaan hep kendimden yazdim. Kendi yazsa o da beni anlatacakti nasilsa.. Kaciyorum simdilik internetten protez dis bakacam. Kendiminkiler cikana kadar idare etse fena mi olur, susi filan yiyemiyorum asabim bozuk. Allah baska dert vermesin tabii de yani ilkokul cagina geldik dis yok hala..
Optum, yazarim yine, kib, bye
Lila (aka Kuzu)
Wednesday, June 13, 2012
neden mi delirdim?...1
yeni tasinilacak eve, alinmasi, olculmesi, bakilmasi, begenilmesi, uydurulabilmesi gereken zibilyonlarca eksik (klozetin kapagi, dolabin vidisi, kapinin hicisi, onun bunu, bunun suyu...) sebebiyle yapi malzeme dukkanina birakilan Bey'in, cocugu besleyip, altini degistirip, egleyip, sallayip, oynatip, saatlerce oyaladiktan sonra dukkana donuldugunde, gecen surenin tamamini uzangacli metre standinin onunde secim yapmakla gecirdigini gormek. ki ayni cocuksuz sure bana verilse bizzat aya gider donuste evin haftalik alisverisini de yapiverirdim.
anliyorum cok cesit var, hangilerinde metrik sistem hangilerinde inchler footlar var acip bakmadan anlasilmiyor ve uzangacli metre tamirat islerine baslamak icin cok ama cok onemli bir adim AMA yine de olayin hemen sicaginda komsu standdaki alet cantalari gosterilerek 'bunlar da guzelmis haci' bakisi atilan sahsimin cildirmak icin hakli sebepleri oldugunu hissediyorum.
anliyorum cok cesit var, hangilerinde metrik sistem hangilerinde inchler footlar var acip bakmadan anlasilmiyor ve uzangacli metre tamirat islerine baslamak icin cok ama cok onemli bir adim AMA yine de olayin hemen sicaginda komsu standdaki alet cantalari gosterilerek 'bunlar da guzelmis haci' bakisi atilan sahsimin cildirmak icin hakli sebepleri oldugunu hissediyorum.
Tuesday, May 29, 2012
anneler gunu
omru hayatimin ilk anneler gunu sabahi yavrum yuzume tukurdu. bir suredir uzerinde calistigini biliyordum ancak hedefe kitlenebildigini o sabah ogrendim. bir mutluluk bir cosku. annelik boyle bir seymis. bu yazdigim iki cumleyi onceki senelerde herhangi bir yerde okusaydim o annelik degil bizzat senin icbayiciligin dostum, tadinda yorum yapardim. simdi kafam baska turlu calisiyor hatta cogu zaman dogru duzgun calismiyor bile. dogumdan beri uzerimde bir saflik mi desem bir saskinlik mi bilmem. sanki, her an, her bakis, her gulus mucize, bana ozel hediye.. hamilelikle beynimden kaybettigim yuzde on'dandir belki. sikayet mi? mumkun degil.
Monday, May 21, 2012
sevinc cigligi
Yakarislarim duyuldu, blogum bir gece ansizin nasil yaptigimi bile anlamadan geri geldi.
Na buraya yaziyorum bir daha kurcalarsam nolsun.
Na buraya yaziyorum bir daha kurcalarsam nolsun.
Of da pof
Kara kas kara gozume ragmen, bugunlerde icimdeki kosarak sarisin olma istegi sonsuz.. Son bir yildir hayatimizda oyle koklu degisiklikler oluyor ki bu sonuncudan sonra artik degisiklik yapacak kok de kalmadi. Sikago'dan tasindik. Yeni bir sehir, yeni bir eyalet, henuz bulunamayan yeni bir ev ve henuz nerede aranacagi bilinemeyen yeni bir is.
Bu sabah alakasiz bir anda actigim alakasiz bir radyo kanalinda gecmiste pek cok sevdigim sarkilardan biri caliyordu. Hemmen o anda yapmam gereken dortbinikibesyuz is ve kucagimda artik bana yapisik yasayan yavricigim olmasa dortbinikibesyuz sayfalik bir romana baslayabilir ve hatta ilk dortyuzon sayfasini o cirpida yazabilirdim..
Gel gor ki sarki bitti, zaman gecti, simdiye kalan dusunce kirintilarini da inek icti.
Onceden yazip vakti zamaninda yayinlasin diye buraya biraktigim yaziyi (Love and Marriage) post etmek yerine silmeyi tercih eden blogspot'a da oylesine gicigim. Ne linklerim kaldi ne eski yazilarim.
Pes etmiyorum. Geri gelicem.
Opt.
Bu sabah alakasiz bir anda actigim alakasiz bir radyo kanalinda gecmiste pek cok sevdigim sarkilardan biri caliyordu. Hemmen o anda yapmam gereken dortbinikibesyuz is ve kucagimda artik bana yapisik yasayan yavricigim olmasa dortbinikibesyuz sayfalik bir romana baslayabilir ve hatta ilk dortyuzon sayfasini o cirpida yazabilirdim..
Gel gor ki sarki bitti, zaman gecti, simdiye kalan dusunce kirintilarini da inek icti.
Onceden yazip vakti zamaninda yayinlasin diye buraya biraktigim yaziyi (Love and Marriage) post etmek yerine silmeyi tercih eden blogspot'a da oylesine gicigim. Ne linklerim kaldi ne eski yazilarim.
Pes etmiyorum. Geri gelicem.
Opt.
Subscribe to:
Posts (Atom)