Saturday, September 08, 2007

Maket gemi fotoromani

Asama 1. Kutudaki resmin heybetine kanilir. Bitmis hali beyaz yelkenleriyle vitrin caminda suzulurken hayal edilir. Hayaldeki camli vitrin evde yoktur ama olsundur.
Asama 2. Kutu acilir. 2+2 elle ise baslanir. Etrafa yayilan pafta pafta kagitlar, sirim sirim cubuklar, kaidesinden bile ayrilmayan kiymikli sunta parcalari sevki azaltamaz. Oysaki MacGyviri gelse isin icinden cikamaz...

Asama 3. Bir kere kutudan duz plaka halinde cikan parcalara gemi bombesini kaba kuvvetle vermek yanlistir. Zaten paftalardan birinde kucuk puntolar der ki: agac yasken egilir. Ama artik cok gectir. 26 rakaminin yaninda yatan parca ibret-i alemliktir.

Asama 4. Hava kararmis, sabir tukenmistir. Ismail YKvari soylemler esliginde maketten nefret edilir. Elde tanidik ne varsa (direk, yelken) gemiye monte edilir. Artan parcalarla belki birgun bir baska gemi uretilebilir. Artik bir gram boyayla bin kusur ortulmelidir...

Asama 5. Esere kalici bir isim verilir. Her sartta yuzmesi temenni edilir...


Asama 6. Her zaman asamalari takip etmek gerekmeyebilir. Onemli olan niyetse, kismet hayaldekinden farkli olabilir. Bir daha maket diyene agzinin payi aciklamali detaylariyla verilir...



Son

16 comments:

turuncu said...

kutunun üstündeki yelkenli fotoğrafı the science of sleep filmini hatırlattı :)

pelin said...

:)) cok guldum. teknenin adi harika olmus. ben buna butun gun gulerim simdi.

ekmekcikiz said...

Sahi, neden "Tereyağ"?
Suyun üstünde durmasının garantilenmesi ise amaç, "Zeytinyağ" olsundu!
:))
Çok beceriklisin MorK.cığım, çok.

MorKoyun said...

Bende boylelikle guzel bir filmden daha haberdar oldum, tesekkurler turuncu:)

Pelincim yaziya eklemeyi unuttugum zimpara fasli var bir de ki ilk fireyi burda verdik zaten:) O kadar saat bezmisim biri zimparadan biri bombeden cit cit kirilan parcalarla maket hepten yalan oldu:))) Cok guldum cook:)

EkmekciK'cigim soyle aciklayayim:)) Zeytinyag zariftir, incedir, sizma da olsa islenmemis de olsa hafiftir, denizli memleketlerden gelir:) Oysaki tereyag koy cocugudur, hantaldir, kirsaldir, digerine gore kabadir, suslu siseye ihtiyaci yoktur, ici disi bir oldugu gibidir, bilen bilir, boyle sevilir:) Amac her halukarda suyun ustunu garantilemesi ama bence bu makete herdaim hakli zeytinyagdan ziyade biraz mahcup tereyag yakisiyor:))

YILDIZNAF said...

Genelde esimi cagirip her yaziyi paylasmam ama bu yazinin onu kahkahalara bogacagini bildigim icin gosterdim. Bekledigim gibi basti kahkahayi "tereyag" ismine. Ilahi Mor Koyun sen cok yasa !

Meltem said...

:))) Tereyağ ismi bana "tereyağından kıl çekmek" deyimini hatırlattı. Hani o kadar kolay olmuş bu iş der gibi. Oğlum 9 yaşından beri okulda maket etkinliğine katılıyor. Ev maket gemilerle doldu. Malzemeleri Bauhausa almaya gittiğimiz ilk gün aklıma geldi bu gemiyi görünce şimdi. Maket bıçağının nasıl çalıştığını boşlukta sınarken canım anorağımı kesmişti.Eyvah demiştim bu çocuk herhalde yaralanıp gelecek. Ama bir şey olmadı. Denemeye devam. Bu işler sabır ister:)

HMF said...

yaa tereyag super olmus..kutudaki resim o olmaliydi:)

hihihihihi...

Evin Kedisi said...

Tereyağ ile zeytinyağı arasındaki farkı açıklamana bitmekle beraber, yine okuduklarıma gülümseyerek ayrılıyorum :) İyi ki varsın Mor Koyun'cum, Mahmut'cum diyorum :) :)

Punto said...

Yazınızı görünce emekli olduğum ilk günler aklıma geldi. Bizim çocuklar eh artık babamız emekli oldu. Denizciliği de var. Ona bir oyuncak alalım demişler. Bir kutu getirdiler. Bir heves açtım. Başladım yapmağa. Güvertesi bir türlü oturmuyor. Tahtalar bir türlü sarılmıyor. Başka bir teknenin parçaları ile karıştırmışlar dedim. Kafama göre bir tekne çıkardım ortaya. Salonda öylece duruyor. Kendine has bir tekne. İlk ve son tekne yapışım oldu.

alev said...

Cok matraksiniz! Zevkle okudum yazilarinizi! Sizi bloguma ekliyorum haberiniz olsun :)

MorKoyun said...

Yildizcim tekne ismiyle seyirciye oynuyor ki kusurlari bir nebze kaybolsun:) Acaba diyorum uretici firmaya yollasam bizimkinin resmini, kutudan cikanlarla bu yapiliyor kardesim hatalisiniz desem ne tepki verirler:)))Kaale alinma ihtimalimi merak ediyorum:))

Sevgili Meltem o bahsettigin sabir bende yok:) Yani en azindan maket tekne icin yok. Gider yapilmisini alirim bir daha canim, omrumun kac gunu kalmis surda geriye hesapli kullanmam sart:))Kaldiki o citalar citirdadikca govdeye yapismadikca kalkan sinirlerime yazik:))

Evet Hidroksi, diyorum ya uretici firmaya yollayayim, budur maliniz diyeyim belki sitelerinde yayimlarlar, neydi malimiz ne oldu diye:)))

EvKedisi kardesim memnuniyet cift tarafli:) Iyi ki okuyorsunuz da ben de surekli yaziyorum:)) Bunca hikaye unutulup gidecekti yoksa..

Sevgili Punto Amca, anlattiginiz hikaye Tereyag'in hikayesine cok benziyor:)) Bu heybetli tekne de doktora sonrasi buldugu iste yeterince hirpalanmadigini dusunup cani sikilan bir kisiye hediye olarak alindi. Aylarca bekledikten sonra bir gun haydi birlikte yapalim nesesiyle kutu hic acilmamiscasina onume getirildi:) Meger kutu asil sahibi tarafindan acilmis, parcalara, paftalara bakilmis, imkansizligi anlasilmis, aynen toplanip kapanmis. Onume birakilmasi planliymis:)) Malum sizin tekne gibi bu da kendine has bir sey oldu:) Uzun lafin kisasi onca hevesle aldigim hediye icin sahibinden ozur diledim ve bu maket isini burada bitirdim:))

Sevgili Alev, tesekkur ederim, ben de ikinci kuzunun cinsiyetini merakla bekliyorum. Acalya sayesinde sizin aileyi onceden kesfettim:) Gorusmek uzere...

sunrise said...

Yine harika yazmissin. Deha diye buna denir iste, canini sikan bir konudan bile boyle matrak bir hikaye cikarabiliyorsun ya, bize de boyle keyifli okumak dusuyor.
Cok yasa sen...

GULTEINEN ENKELINI said...

Bu samimi sicak bloga bayildim, SIK kullancam haberin olsun mor olan koyun :P

MorKoyun said...

Cene kuvvetli Sunrisecim ben ozel birsey yapmiyorum:))
Konserve tarifi super, erkek cikisli oldugu pratik ve detaysiz anlatimdan belli:)

Buyrun blog sizindir her zaman bekleriz Gulteinen'cigim:)

Asortik Krep said...

Şıkları önüme koysalar direk bu ismi verirdi diye düşünmedim değil..

Aynı tarz filmlerden hoşlandığımızı da düşünüyorum.."Altıncı his" gibi.Ne dersin?

Anlatım tarzını ve ince mizahını da çok seviyorum.

Ancak senin kadar yüksek mizah anlayışına sahip birinden etkilenebileceğini düşünüyorum..Böyle bir erkek bulmakta çok zor be Mor Koyun :)

MorKoyun said...

Ben artik desifre oldum Asortikcigim haklisin, ne menen bir koyun oldugum cikti meydane:))
Ne tarz filmleri sevdigimi bunca gundur dusunmekten yorumu cevaplayamadim bak hem:) Altinci hissi sevmistim evet ama ayak yapmanin alemi yok bastan filan tahmin etmedim. Zaten ben yonetmene guvenirim, gormem gerekeni gorur efendi gibi izlerim filmi:))
Mizah mevzusuna gelince, birbirinden hazircevap iki erkek kardesin ortancasi oldugumdan hayat boyu antremandayim, fiziksel ve zihinsel olarak:)) Yer yer ucuz ve bayagilasan espri anlayisimin gelismesinde evdeki ortamin payi buyuk olsa gerek:))
Son olarak, etki tepki vesaire, muhim olan denge;)