Tuesday, October 30, 2007

Enginar projesi

24 sene yasadigim evde hic enginar yememis olmam benim sucum degil elbet. Enginari davulcularin tokmak niyetine kullandiklari rivayetine inanip isin aslini hic merak etmedigim icin belki biraz suclu olabilirim. Ama, bir alana bir bedava etiketine dayanamayip en gereksiz zamanda eve iki enginarla gelmem tamamen benim sucum. Bre koyun, en az 5 tane enginar tabani sigabilecek konserveyi zaten satiyorlar 3.5 dolara, sen vermissin iki tokmaga 3 dolardan fazla. Hem daha enginar kalbi nasil fethedilir, tabana nasil hitap edilir haberin yok...

Karistirdik pek tabi internetten uc bes site. Dudukluye at hasla diyorlar genelde. Mutfagimdaki en komplike alet bavulumda getirdigim ocak ustu, kistirmali tost makinasiyken duduklu ne arasin. Koydum normal tencereye. Serde maceraperestlik varsa yol yordamla ugrasmiyor insan. Daha icinden ne cikarabilecegim bile suprizliyken limon da ekledim, kararmasin diye...

Selen demis ki: rengi degisince yapraklari koparip zeytinyagli sosa banarak ye. Fikir guzel, teoride. Pratikte yorucu. Bal icin keci boynuzu yemek gibi. Ha ben keciboynuzunu kemirmeyi seviyorum, balinda gozum yoksa o baska... Bir yaprak iki yaprak derken fenalik geldi haliyle yoldum yapraklari tomar tomar. Enginarin kalbine ulasacagimi sanirken yoluma gogus killari cikti...
Ister allik sur ister yagli boya, hatta boya badanaya uygun kalitede. Samur firca halt etmis. Gonlum hic de razi gelmeyerek killari kopardigimda en nihayetinde tabana ulastim. Ama aklim hala yol ustunde rastlayamadigim, hangi arada kaybettigimi bilmedigim kalpte. Sagdan soldan tiraslayip bir butun taban gorunumune kavusturdugum minik parcanin, o haliyle yenemeyecegini anladigimda kendime yiyecek baska bir sey hazirladim. Ayni yollardan gecen yoldas taban da hazir oldugunda uzerlerine aldigi kadar sebze istifleyip tekrar ocaga koydum.

Koparma ve silkme dahil toplamda iki kucuk parca enginari tabaga koyana kadar gecen zaman, islem sirasinda cikan kabuk, sap, yaprak, kil ve cop de goz onunde bulunduruldugunda, telafisi imkansiz bir kayip. Peki ben akillandim mi? Sanmam.

11 comments:

HMF said...

oo MorKoyun hanim:)pek marifetlisiniz masallah..hihihi..

YILDIZNAF said...

Deneyimdasim,
Hic ustune alinma Mor Koyun'cugum, baba evinde bizi Ege mutfagiyla bu derece yakinlastirmayan analarimiz utansin !

teyzenteyfik said...

Benim de annem hic pisirmezdi enginar, ben de halen pisirmedim. Ama yedim, yerim, pek lezzetli:)

k.i.s.d. said...

Başarılı enginar projeleri için soyulmuş enginar seçin...

Bu moralle ancak bu kadar espri yapabiliyorum morcuğum, kusura bakma.

Afiyet olsun.

enginar kalbini çok merak ediyorsan ufacık olan yeşil enginarları denemeni tavsiye ederim. Onların (benim tabirimle sakalı) senin tabirinle göğüs kılı olmuyor pek.

ekmekcikiz said...

Bütün bu "enginar projesi"nden çıkarttığım sonuç, MorK.'nın azimli bir bilim insanı olduğudur.:)
Yılmamış ve ilk enginar pişirmiş değerli arkadaşımı kutluyorum.:)

Not: Acaba, falda bu deneme hakkında bir belirti çıkmış mıydı?

sunrise said...

Iste bazen o minicik kalbe inebilmek icin uzun ve zor yollardan gecmek gerekiyor. Galiba senin doktora da boyle birsey. Ama gorunen o ki, elinden birsey kurtulmuyor.

Aysegul said...

Ben de ilk yediğimde aynı yollardan geçmiştim ama ikinci sefer daha kolay oluyor. Yalnız yemek niyetine değilde, çekirdek çitleme niyetine yemek lazım bu tarzı..

Herbert said...

bi yerde yazıyodu, enginar pişirirken harcanan kalori yenince kazanılan kalorinin 2 katıymış sanırım, veya ben uydurdum. gıda müh. olarak açıklık getirsen bu konuya

Koparma ve silkmeye güldüm bolca, onu da belirteyim netekim

MorKoyun said...

Hamaratlik soz konusu degil, maksat asil isten kacmak:)

Yildizcim aslen biz mutfagi Ege'de ikamet eden bir aileydik ama bazi sebzelere karsi nedense hep mesafeliydik:)

Evet evet yenmeli enginar, ama yedirmek o kadar kolay degil ondan pisirilmiyor olabilir:) Hani simdi ben ogrendim, coluk cocuklu aileye ikiserden pisirmeye kalksam, ugrassam basarsam, yuksek ihtimalle masada duyacagim ilk 'iyyyy enginar mi??' tepkisini veren kisiye muhtemelen pismemis enginarla dalarim:)) Iyisi mi eksik olsun..

MorKoyun said...

Delicim tavsiyelerin icin tesekkur ederim, bir dahaki sefer olursa denerim;)

Falda elle tutulur birsey cikmamisti EkmekciK.cigim, zaten ciksa da inanmazdim. Azim var evet, sabir da var bolca lakin ikisinin de sinirlari zorlanmakta bu ara:)

Kimin kimin elinden kurtuldugu biraz karisik Sunrisecim, sunca sene sonra burdan cikip giderken sanmam ki hah nasil da kurtuldum diye bayram edeyim. Delik postum ve unvanimi alir postdoklarin arasina karisirim iste, belki biraz hukmen malup olmamisligin keyfiyle:)

Yok ikinci sefer filan Aysegul, cok lazimsa alinir konserve yapilir:)

Herbert verdigin bilginin kaynaginin ustunde oturuyormussun gibi bir hisse kapildim:)) Gozlem basarili ama, aciklamak icin muh. olmaya gerek yok enginara bulasmis her insan evladi disinde kalmayan iki lokma icin telef olan enerjiye acir:))
Vesile oldu, halter terimlerinin kaynagini buldum ve hatta bir adim daha atip olimpiyatlarda su donerek atilan ipli gulle fikrinin enginardan ciktigini iddia edebilirim:))

cici said...

merhaba güzel izmir'den
doğrusu bloğunuz pek hoş. okurken çok güldüm yorumlara da tabii.
Enginarı mevsimi boyunca hermen her hafta yaparım. üstelik çoğu kayınvalidemlerin bahçesinde yetişir. tazesinin tadına doyum olmaz. zahmetli evet ama değer bence. pilavını, etlisini, taze iç baklalısını ve dolmasını yaparım. siteme beklerim. ben aranızda yeniyim.size kolay gele...sibel...
www.cafecihan.blogspot.com