Monday, November 05, 2007

its what you do to me


18 comments:

sunrise said...

sarki cok guzeldi morkoyun, sana da cok uymus ama...

Ayca said...

"Don't you worry about the distance
I'm right there if you get lonely
Give this song another listen
Close your eyes
Listen to my voice it's my disguise
I'm by your side"

Eger sahsiyet Delilah ise gözlere bayildim!!

YILDIZNAF said...

Sarki da resim de harika!

Sanem` said...

Bu gozlerdeki uyku halinin gecmesine az kaldi di mi? Belin nasil oldu?

Sarkiyi dinleyemiyorum ama cizim harika, bu pastel boyalara hevesleniyorum sen cizdikce.

kirpik said...

cizimlerin gercekten heves uyandiriyor insan da..boyalari sadece mektuplarima sus yapmak icin kullanabilen ben boyle cizimlerini gorunce mutlu oluyorum..kabiliyet yok meselesi:)
sevgiyle
yagmur

elektra said...

eeee eeee eeee eee:) ah kıyamam yahu:) uyumak gerek, boşgeç şu fani dünyanın işlerini. aslolan uyumaktır, bunu unutma hatçem:)

MorKoyun said...

Sunrise, NYla alakam yok benim, en fazla bak naptin bana kismiyla ilgili olabilirim:)
Ayca, sahsiyet ruhumu temsilen poz verdi, ayrica sarkinin carptigi tum bunyelere armagan edilebilir:)
Begendiginize sevindim Yildizanim:)
Sanemsan, yagli pastellerin bu kadar eglenceli oldugunu tahmin emtiyordum, kat kat ust uste boyadikca, gecmisten kalan Monamilere nispet guzellesiyor resim:) Siddetle tavsiye ederim, suluboyalari unuttum neredeyse..
Sevgili Yagmur, zor oldu ama sonunda kim kimdir, birileri olarak kac kisisiniz cikardim:) Siyanurlu yaziyi da cok begendigimi iletmek isterim.
Resimlerin verdigi heves, genelinin anaokullu kaygisizligiyla cizilip boyanmasiyla alakali olabilir:)Gorusuruz;)
Birikmis uyku borclarimi toptan tahsil edecegim kendimden Elektracigim, saglam bir kis uykusu fena fikir degil:))

Aybike Ceylan said...

:)
Sevgiler...

cici said...

ayrılamıyorum bloğunuzdan
Türkiyede saat sabaha karşı 4:27 itibariyle hala dimdik ayaktayım ve kendi kendime bilgisayar başında gülmeye devam ediyorum. Allah ta sizi güldürsün hep emi?
neyse beklerim bana da.
İzmir'den selam. sibel
www.cafecihan.blogspot.com

cici said...

şunu da eklemeden edemiycem. Eğer İzmir'e gelirseniz size bu başarınızdan ötürü (uzun zamandır somurtarak dolaşan, hiçbirşeyden keyif alamayan ve bu duruma büsbütün takmış durumda olan kendimi kendi kendime gülerken buldum ya... artık daha ne diyim:)))) ) bir tancere enginar yapıp kocaman bir kutu pastel boya hediye edicem. son derece samimiyim, şaka değil...
sibel (cafecihan)

MorKoyun said...

Sevgili Sibel, guldursun tabi beni Allah, yetti gayri benim ve anamin agladigi:) Tesekkur ederim, gelirim, enginar da yerim, ben herseyi yerim zaten yeterki biri yapip onume koysun:)) Ama enginar yapmasan da gelirim, ben Izmir'i cok severim..
Soyle guzel guzel butun yorumlarini cevap yazmak isterim, bloguna gelip salcali kurabiyelerini yakindan incelemek isterim ama bir suredir musayit zamanlari uyumak icin kullaniyorum sadece, yine de yetmiyor:) Insanligima, beyin fonksiyonlarima. normal hayatima geri dongudumde bol bol yorumlasmak uzre kendine cok iyi bak:) Sevgiler..

MorKoyun said...

Sana da sevgiler Aybike:)Bunu saymam bir dahaki sefere zihin acikligi da isterim sevgilerle birlikte:)

bocuruk said...

Bezginlik mi desem, bazen kendimde de gördüğüm ruh halimi desem (o nasıl bir ruh halidir dersen herkesinki kendine göre derim) ne desem bilmem ki. Hemfikir olunacak bir konu var ki o da senin çizimlerinin çok güzel olduğu.
Sevgilerimle...

bocuruk said...

Bu arada senden bir de fikir almalı. Benim minik en çok pastel boyalara meraklı. Ne üst kalıyor, ne baş ne de örtü vs. Ne yapmalı? Bana kızacaksın ama pastelleri vermiyorum son günlerde önlem olarak yani. Ama içime de hiç sinmiyor. Hadi bana bir fikir?
Sağolasın şimdiden:)

MorKoyun said...

Sevgili Bocuruk, aynasi yaptigi resimdir kisinin lafa bakilmaz:) Ben de icimden gelene uygun kelime bulamiyorum bazen, boya buluyorum yerine:) Gelelim benden istedigin oneriye..

Oncelikle sucluluk hissetmene gerek yok, boyalari saklama gerekcen makul ama ilerde, yillar sonra, kuzu buyuyup yaptigi resimlerle teyzesini geride biraktiginda bir blog acarsa, o zaman dunya aleme bir zaman annesinin kendinden pastel boyalarini saklayarak yaraticiligina, renkleri karistirip yeni kesifler yapmasina,futursuzca kat kat gonlunce boyamasina, belki de pastel boya sanatinda cigir acmasina sirf iki ust bas ortu kirlenmesin diye engel oldugunu ilan edebilir. Etmeyedebilir. Bilemem. Iste bu ihtimal dahilinde bu isi cozmemiz lazim.

Kistirmali deha tost makinami yukleyip, senin icin bir arastirma yaptim. Aslina bakarsan benim de zaman zaman aklima takilan konu etrafi batirmaktan ziyade pastellerin guvenligiydi zira kendi pastellerimi yemiyorsam sebebi 48den birinin ustunde (cilk yesil) Kaliforniya eyaletinde koklanmasinin tehlikeli ve yasak olduguydu. Arastimam sonuncunda elle tutulur bir bilgiye rastlamadim ancak tavsiyem boyama sirasinda ya da sonrasinda ozellikle cocuklarda dikkat etmek. Yenmesin, yalanmasin, eller bir sekilde agiza gitmesin, kirlenen ust bas degissin, gibi...

Asil konumuza donersek, pastel boyanin yagli boya ve akrilikten daha guvenli oldugu yaziyor. Ama ortaligi batirmasina care yok. Tavsiyem, her gun her saat olmasa da makul bir aciklamayla belirli zamanlarda kullanilmasi, diger boyalarla donusumlu siraya konmasi belkide.

Tabi ben bunlari okumaya dalmisken tost yalan oldu. Malum aletin dudugu yok, yaniyor gelsene diyen. Kazidim filan yaniklari yedim tabii. Hani sunca saglik bilgisinden sonra yanik tost yemenin kendi sagligima etkisine ne denli ozen gosterdigimi ispatladim adeta:)) Neyse..

Bir dahaki destanimizda gorusmek uzre, aklima daha yapici cozumler gelirse paylasirim.. Sevgiler:)

b. said...

Biraz once aldigim kahvede yine "bee" yazmislar ismime de, paylasayim dedim. Bunca odevin arasinda guldurduler beni yine :)

MorKoyun said...

Tamam b. birgun bu kahve piyasasini ele gecirirsem yapacagim ilk icraatlardan biri bu isim konusuna cozum bulmak olsun:) Mesela isim yerine musteriye sevdigi renk, hayvan, sehir, dag nehir, burcu sorulsun:)) Vesileyle hemfikir zevk ve renkler biribirini bulur, sohbet ortami gelisir, ne bileyim degisiklik olur:)Kolay gelsin;)

bocuruk said...

Öncelikle yeni ünvanını yürekten kutluyorum. Sonra da sorduğu soruyu unutan, sevdiği bu sayfayı hala linklerine eklemediği için istediği sıklıkta uğrayamayan kendine kızgın bir blogger olarak çok ama çok özür diliyorum. Üstelik o kadar güzel bir cevap ki:)) Hem de tostunu yakmana sebep olabilecek kadar da vaktini almışım. Verdiğin bilgiler için çok teşekkürler. Şimdilik ben mutfakta uğraşırken ona da masaya eski bir örtü sererek boyalarını verip oturtuyorum ve özgür bırakıyorum yani bir süreliğine kısıtlı mekanda tabii. Geçen akşam kocaman bir yıldız çizip içini değişik renklerle o kadar güzel boyamıştı ki, bayıldım. Daha özgür bırakabilen bir anne olmak isterdim ama olmuyor:(
Tekrar teşekkürler:)
Sevgilerimle...