Monday, April 07, 2008

boyle geciyor iste gunner...

Dugunlerde, saci basi makyaji ya da kostumu usturupsuz yeterli sayida insan bulunmazsa, geri kalanlar, anlamsiz sessizlikleri dolduracak laf uretmekte zorluk ceker. Gelin ya da damadi dis kapinin mandali mesafesinden taniyanlar, mesela kiz tarafindan kuzen cocuklari ya da erkek tarafinin apartman komsulari belki de damadin arkadasinin kizarkadasi olarak boy gosterenler, toren alaninda, vapurda unutulmus semsiye muamelesinin de etkisiyle can sikintisindan olebilir. Bu yuzden enteresan insanlar dugunlerin vazgecilmezidir.

Ben, kamber ya da mandal vazifesiyle katildigim organizasyonlarda genellikle kamufle olmayi tercih ederim. Dugunse, masa ortusu tonlarinda tek renk kostumumle, geceyse, siyahli karanlik elbisemle kendimi sahne kolonlarina eklemek suretiyle, alan hakimiyetini arttirabilecegim koseleri tutar, etrafi izlerim. Insan fizyolojisinin giyime elverdigi en yuksek ve en az dikkat cekici ayakkabilarimla gorus mesafemi de genisletirim.

Dugun sezonunun yavastan acildigi mevsimin ilk dugunu icin uzum baglarinin bogrundeyim. Sal desenli yesil elbisemle dugun fonunun bizzat kendisiyim. Davetiyede torenin cim alanda yapilacagi, uygun ayakkabi giyilmesi gerektigi belirtilmis. Ayakkabi reyonumun dugunluk rafi, az evvel belirttigim geleneksel dugun salonu formatina uygun igne topuklardan ibaret oldugundan, sal desenli yesil kamuflaj elbisemi tasiyan govdemi, ayakkabilarla cimlere sikica saplayarak kok salmisim gibi dogal durabilir-d-im. Dugunden iki gun once saclarimi kestirmeseydim.

Bahar temizligi olsun, hafifleyeyim, havam degissin, adeta bir baska ben olayim diye gittigim kuaforden her bir teli ayri boyda saclarla dondum. Her zamanki gibi bilincsizdim. Soyle kat kat olsun, ucussun derken elim alnima carpti. Kuafor de son kararim mi diye sormadan hasirt diye alnimin on tarafini aldi. Kesti kivirdi cevirdi, sirin mi sirin oldum. Yikayip uyudum. Sabah uyanan adeta bir baska bendi. Ruzgar yemis aslan yelesi sacimin kakul kismi kafamda bagimsiz bolge ilan etmis. Laftan sozden joleden spreyden anlamiyor. Pek umudum yok ama kirsal dugun alaninda musait inek buldum buldum bulamadim konu basliklarindan biri de benim.

9 comments:

beyhan said...

bir yıldır kahküllüydüm. yeni uzuyor. sana kendi keşfettiğim bir yöntemi anlatayım: saçının o seni dinlemeyen ön kısmı henüz ıslakken öne doğru tara. fönün ucunda başlığı varken o bölgenin tam üstünden aşağı doğru dik açıyla tut. oyle kurut. yana taranıyorsa o yönde açıyı daraltabilirsin. kuruyunca da da kıl fırçayla fönleyerek düzelt. kahkülün küçükse büyük fırça olmaz. kuaförlüğe giriş 101 in ötesine geçti bu :)

cinar said...

Hihoyt demek düğüne gidiyorsun. Yaşasın bize malzeme çıkacak :) Güzel tasvirlerinle gelini, damadı, dış kapının mandallarını falan okumaktan zevk alacağım ben. Tabi senin de uygun bir inek bulup bulamadığının sevimli merakı içinde olacağım dürtükçü Çınar olaraktan :)

ayçobanı said...

Saclarina söz dinleten insanlarin hepsine hayranlik duymusumdur. Bu hayranlik zaman zaman benim de altindan kalkabilecegim saskinligini dogurmus, istenmeyen sonuclar zaman zaman ortaya cikmisir. Akillandim mi?? Yoooo!!! Ama eminim iyidir senin ucusan saclar. Sal deseninin ucusan parcalari ve seni yerine sabitleyen topuklu pabuclarla kutlamanin sevimli konu basliklarindan biri olacagindan eminim. Iyi eglenceler ve bol sans ;)

gezicini said...

ben de yaptım aynı seyi.ben dogum yapıcam aman bana duzgun kısa saç dişye gittim, basıma dert olan saclarla geri dondum. esim guldu. ben olsam ben de gulerdim. arkası ne kısa ne uzun, onu komik kahkullu saclar. şimdi saçlarımı ilkokul kızları gibi tokayla tuuturuyorum, hehe.
sevgiler
yeni şaşkın anne.
gorki

funda said...

sessiz bir okuyucunuzdum uzundur... bu gün ses vermek istedim.... sevgiler...

zerrin said...

gitmeden bende okudum demek istedim

MorKoyun said...

Cok tesekkurler Beyhan, silginin taktikleriyle yasiyordum bir suredir ama proplem kalin fircamdaymis anlasilan. Ariza cikarsa tekrar basvururum sana:)

Dugune gittim geldim Cinarcim, o gunesli kahveler de dugun yoresindendi, sasirtmacali yayimliyorum ki postlari ne idugum belli olmasin;) Jole mole yapistirdik gecti gitti dugun, inege luzum kalmadi, zaten yine yine yeniden anladikki Amerikalinin dugunune ne tip gitsen makbul olur:)

Aycobani, pek enteresan bir sey yok dugunden kalan aslinda. Uzum baglarinin bogru dugun icin saglam mekan, sinirsiz alkolle herkes hayatinda memnun ayriliyor:)) Dedikodu malzemesi cikmadi bana pek ama kismet:)

Gorki, bu kari milletine has zaten, degisiklik gorunuyorsa hayatta dur ben de kendimi degistireyim mantigiyla olmadik isler yapiyor. Insanin ustune bir cesaret bir gozukaralik geliyor. Iyi de oluyor bence yoksa kirk yil dusun sac kestir olcak is degil:)

Funda ve Zerrin, size de sevgiler:) Post olsun olmasin gelip bi bakip cikan cekirdek okuyucu kitlesine de bu vesileyle tesekkur ediyorum:)

sunrise said...

Eee sanki konuyu yarida birakmissin gibi anlatmissin. Ben yine agzim iki karis acik yazdiklarini okurken birdenbire bitti. NE oldu simdi? Sanki heyecanli bir filmi tam ortasinda bitirdiler gibi..Hadi anlat yine, nasildi dugun?

MorKoyun said...

Devami soyleydi Sunrisecigim, onlar erdi muradina biz alkisladik, tebrik ettik, iki uc dans ettik, yemekler guzeldi, sarap sahaneydi filan. Kayda deger bisi yok yani.