Monday, May 19, 2008

jö-nö-vö-pa-tra-va-yee


Kucukken, ailecek cikilan arabali yolculuklarda, yol kenarinda durup ivir zivir alinmasina gicik olurdum. O ivir zivirin, bagajda zerre bosluk kalmamis olmasindan mutevellit, arka koltukta oturan benin ayak altina, sirtina ya da kapi kolu bogrune sikistiricagindan emin oldugumdan, yolumuza cikan sepet inciri, Torbali kirazi, Malatya kayisisi, Trabzon ekmegine hic de iyi gozle bakmazdim. Oysaki simdi, sarap gibi, kerevizle bamyanin buyudukce sevilen tadi gibi, eksilerin de en az tatlilar kadar tatli oldugunu fark ettigimden beri gozum yol kenarlarinda. Kucagimda tepeleme kiraz, seftali, kayisi ve kendinden sekerli cilek dolu torbayla...

13 comments:

yok ki said...

neredesin mor koyun?

yorumdan uzun not: bu hem uzun zamandir pek de sık yazmadigina bir serzenis, hem de "yoksa memlekette mi" seklinde kiskanclik tasiyan bir sorudur :)

MorKoyun said...

acele cevap: kiskanacak bir durum yok ki, ulke disina cikamiyorum:) sinirlar dahilinde gezdim,yedim, ictim, gordugumu yazacagim.

Ebruli said...

Hayatta bazı şeylerin ne kadar anlamlı ve güzel olduğuna; maalesef ilerleyen yaşlarda farkına varılıyor...

Kremali'nin annesi said...

Mua non plu :)

Goddess Artemis said...

Moi, aussi!

je ne veux pas travailler
non
je ne veux pas déjeuner
je veux seulement l'oublier
et puis je fume

Kremali'nin annesi said...

Sayet mor koyun, jo vo travaye deseydi, moi aussi derdik. Ama, jo no vo pa tra va yee diyor, ma chere petite:)

Imza
Sor Mari Bert

MorKoyun said...

Ebruli, boylesi daha iyi, bence malesef degil iyi ki:)
Kremalianne ve Goddess ben Fransizca bilmem. hem de hic. ha ders almadim degil ama su yasimda elimde kalan jomapel,josvi,seloruj bi de malum vulevuavekmua. diyecegim kendi aranizda halledin isinizi beni yormayin:)operim.

Goddess Artemis said...

@ kremalı'nın annesi:

Ben sizin arkanızdan yazdığım için, size hitaben "moi, aussi!" dedim.

Anonymous said...

o geride gordugum kiraz di mi, sapsiz ama kiraz onlar. Izmir'e yakin neresiydi iki dakikadir dusunuyorum, Torbali da tamam da burasi baska, festivalde ne guzel sararlardi kirazlari oyle upuzun, arka koltukta tukenirdi aninda. Marmaris tarafina uzandiginda da cicekbalidir, zeytinyagdir, köknardi alinirdi yol kenarindan.

log in olmaya usendim
S.

Evin Kedisi said...

Mor Koyun'um;

Kendinden şekerli çilek nemenem bir şey oluyor? Şeker gibi tatlı mı demek istedin? Valla ne demek istersen iste şu an o fotoğraf ve yazdıkların yüzünden burnumun dibinde bir Osmanlı Çileği durumları hasıl oldu, offff offf! Küçücük ve kokulu, artık kalmadı sanırım değil mi ondan? Hayır seksen yaşında değilim ama çocukluğum sonlarına mı denk geldi nedir :)

Geçenlerde sen yapıyorsun ya doğaçlama rengarenk pastelle falan resimler, benim kıza gelen pastellere daldım çok da güzel boyuyorlar anasını satim bir kadın yapim dedim aman allah çıka çıka bir yaratık çıktı ortaya :)))

Hadi kaçtım :)

ayçobanı said...

Aaa demek yolda gördüklerini toparlamaya megilli aile icinde büyümüs baska insanlar da var. Yahu blu cagindaki insana yapilmaz ama ;) Ben de hic sevmezdim!! En son gecen hafta kuskonmaz aldim :) Acaba genetik de belli bir yastan sonra mi ortaya cikiyor yoksa bünyeye yavas yavas ögreti ile mi siniyor bu davranis?!!

bilge said...

ben de yolculuklarda, tatil-memleket dönüşlerinde arka koltuğun eciş bücüş maduru sadece benimdir sanıyordum..)))

cien anos de soledad said...

ben de kıllık ederdim kardeşin ayağının dibine koydururdum.. hey gidi günler..