Friday, February 09, 2007

kisa mesafe asabiyeti


yurdum topraklarinda hikayelerin sonu gelmiyor.. yabanci topraklarda da sikinti cektigimiz soylenemez ama tadi boyle degil.
bilen bilir Ankarada yollar tarumar, gidilesi yer her neresi olursa olsun yollarin sizi cikardigi yer ayni, sanki kucuk Roma. vatandaslarin icgudulerine duyulan guven sonsuz olsa gerek ikaz, yon, tarif bilhassa yok. Akaydan inmek suretiyle Eskisehire gitmek ilk kez deneyen icin bir mucize, ikinciler icin coktan yon secmeli muamma, uc ve sonrakilere kismet, hayirlisi her neyse...
mekan Mesrutiyet caddesi, saatler aksam, aksamin bombasi taksici. duragin en onundeki taksiye atlamis eve gitmek istiyoruz, Kucukesat diyor kardesim yardimci olmak bakimindan yolu da hafiften tarif ederek. yolculugun macerali gececegi sofor beyin ilk tepkisinden belli oluyor, diyor ki:
"e sura orasi !?!"
pek de esprili diyorum icimden nasil kurdu cumleyi keratta. gaz padalindaki topuk izini takiben kaldirim, diger arac ve yayalara teget aldigimiz virajlardan durumun vehametini anliyorum.. adam kopurmus, Ankara ayazinda actigi camini kapatmasini ya da tuten sigarayi sondurmesini rica etsem kacari yok ertesi gune ucuncu sayfa haberiyiz. 5 dakikalik yolculuk suresinin ilk kisminda arka koltugun sirti ve on koltugun arkasi arasinda sahsima ayrilmis boslukta savrulurken aklimdan Sincanda oturuyor olsaydik belki daha uzun yasardik fikri geciyor. son kisimlarindaysa eve Kecioren ustunden gitmeyi akil edemedigime yaniyorum.
saglimen eve vardigimizda sofor bey 4 ytl'lik ucretini ilahi adaletin bizi bildigi gibi yapmasi dilegiyle alip on cama firlatiyor ve iniyoruz. o ana kadar kazayla gik sesi cikar diye tuttugumuz nefesimizi salip iki gun boyunca guluyoruz.

BenBugunBunuOgrendim beyden heves edip birkac gun sonra bindigim takside sordum durumu. 3 yeni Turk lirasindan az tutacaksa kisa mesafe asabiyetine hak verilebilirmis. durak taksisi olarak kimi zaman 1 saatten fazla sirada bekledikleri olurmus. kimi musteri binip 100 metre ilerde inmek istermis. tabi musteride hakliymis ama onlara da yazikmis. niyet bu ise onceden belirtmek gerekirmis ya da yoldan gecen taksi cevrilmeliymis.

bilginize...


(resimdeki kucukEmrah bakisli arkadas Mavis (akla gelecek isim degil), mahkumiyeti canli renkleri, sevecen tavirlari ve kapanmayan cenesi sebebinden. tahliye olur mu bilinmez, sabir dileklerimle..)

16 comments:

emelo said...

Ayni sey birkac kere benim de basima geldi, hemen ne oldu - sinirlendiyseniz yakin yer diye inip baska taksiye bineyim dedim. yok abla falan dediginde de lutfen durun ben inicem falan dedim..

Oyle olunca ayip ettiklerini anliyorlar genelde.. ama sizin adam da bir asiri sinirliymis, ona demeye cesaret eder miydim bilemiyorum..

Beni en cok sinir eden sey de su: Biz Hosdere'de oturuyoruz, ve her taksiyle Tunali'ya gitmeye calistigimda uzun bir tartisma surecine giriyorum taksicilerle.. Onlar atakule, kosk'un onunden gecen yol, Iran caddesi, Karum onu rotasindan gitmek isterlerken, ben de Hosdere'den inip, asagi ayrancidan sili meydanindan inmek istiyorum (gerci su anki ankara trafigiyle bu imkansiz ya neyse).

Adam bana inatla abla daha uzak, fazla yazar diyor. ilk yalan bu - her zaman daha az tutuyor bu rota ile. Bir ikincisi de trafik cok daha az. cuma gecesi karumun onunden gecmek yayayken bile zor, bir de taksi ile gecilecek. aman ineyim ben!

bir kac kere, ya siz benim istedigim yoldan gitmeyecekseniz ben ineyim, siz istediginiz yoldan gidersiniz dedim. Oyle bir tepki verince duzgun davraniyorlar..

ama sinirli ve sigara icen taksici kombinasyonunu gordugun anda ineceksin.. Baska turlu eziyete donuyor. cok gecmis olsun diyorum..

kayıp kedi said...

Ankara'da taksiciler konusunda en sakat yer ASTI sanirim. Ben birkac kere ASTI'den taksiye binmek zorunda kaldim ve basima bir sey gelecek diye ciddi ciddi korktum. Taksimetre bile acmiyor bazilari, canlari ne kadar isterse o kadar odemek zorunda kaliyorsunuz, tartismaya da pek acik degiller, gozunuzu korkutmak suretiyle her turlu tartismayi kendi leyhlerine sonuclandirabiliyorlar. Simdi elimde bavul bile olsa ASTI'nin disina yuruyup oyle biniyorum taksiye, belaya bulasmamak icin.

yok ki said...

Istanbul'dan bahsedeyim ben de.

Evimiz havaalanina cok yakin, iyi bir sey degil elbet. Cunku havaalani taksileri sevmiyor yakin mesafeyi. Saatlerce sira bekliyorlar, hakli olarak Almanya'dan gelen Istanbul'un oteki ucuna giden musterileri hayal ediyorlar.
Ama ben! Peki ya ben?!
Denildigi gibi cadde uzerinden cikip taksi beklemek zorunda kaliyorum. Guvenli degil elbet; ustune ustluk onlar da secici uzun mesafe konusunda. Yani cadde ustunden sirada olmayan taksiciyi de memnun etmek zor.

Bir keresinde kardesime paranin ustunu "o da bahsisi olsun deyip" vermemisti boyle bir taksici.

Bir keresinde de Eminonu-Fatih arasi mesafede taksi tuttugumuz icin dayak yemekten beter olmustuk.

Herkes cok para kazanmak istiyor. Musterinin cebinde bol paralisi ve o parayi harcayacak olani bekleniyor. Olayin amaci hizmet degil elbet; herkes kendi derdine donmus, cebindekinin hesabinda.
***

Diger taraftan yazinin uslubunu seviyorum, okurken gulumsetiyor beni.

Mavis'e kucuk bir tavsiye: Azicik etrafindakilere guven verir ve etrafindakilerin kalbine girmeyi basarabilirse yapamayacagi sey yok. Bizim Saskin'imiz (ki Mavis'in aynisi idi) bizle aksam yemegi yemeyi ve pencereden bakmayi cok severdi. Guzel, ozgur bir omru olmustu.

zuzu said...

Yazıyı okuyunca benim de aklıma ilk gelen ASTİ oldu kayıp kedi gibi...Memleketten elimizde hem çantalar hem de anacağızlarımızın hazırladığı kolilerle geldiğimizde, o taksicileri çekmek kadar insanı geren bir durum yoktu :( Yol yorgunlugu onlar sayesinde iki katına çıkıyor bu da dinlenme suresini iki katına da cıkarınca, ankaraya uyum süreci uzuyordu...

Halbuki ne sucumuz var di mi bizim okul ASTİ ye yakınsa.Ama gel anlat derdini adama,"kampuse girince donuste yolcu bulamam" gibi nice yakınmalarını birkac arkadas birlesip onun bize tattırdıgı iki kat olayını biz de pazarlıkta teklif edince yol alabiliyorduk ancak...

Ama yine de hos bi anı tazeleme oldu, tesekkurler mor koyun. Tabii esas tesekkur; yaratıcılıgınla cümlelerin arasına serpistirdigin kelime çesitlemeleri...

Carsi said...

Daha sik daha cok yaz m.koyun. Yazilarin gercekten cok zevk veriyor, tarzini begeniyorum.

Aslinda o taksici abimin gonlunu biraz bahsis ve tatli dille alabilirdiniz. Abinin asabi olmasini anlayisla karsiliyorum, sabahtan aksama kadar trafik icindeler, cogunun taksi kendine ait olmuyor. Taksinin sahibi bu abilerden gunluk en az su kadar getiriceksin diyorlar, cogu maasli calisiyor. Yani abi gunluk kotasini doldurmanin derdinde, yoksa senden gelen para ona gitmiyor. Taksicilerle sohbet edin (bayanlar yalniz bindiginizde birisini arabanin icinden arayin, taksideyim geliyorum diyin, kotu niyetli olan abiler de var, aman dikkat), cok hos sohbet olduklarini goreceksiniz. Herkes ekmek derdinde, karsilikli anlayis, sevgi ve dunya barisi...

Bu muhabbet kuslarinin kimisi iyi bir egitimle konusabiliyor. Bir yere kadar tabi... Benimki de cok ozgur ruhluydu evin icinde ucmasini, top sektirmesini hos goruyorduk ama ozgurlukte sinir tanimadi, kedi kapti. Yazik.

Pofit said...

Gittin mi lan sağ salim...

mtaytac said...

bu yazi gercekten cok net aciklamis durumu...
Benimde saygısılık olmasın diye duragin onunden taksi cevirmeyip, durak taksisine binmemle basima geldi... Ama ben taksici kadar agresif davranıp daha yola koyulmadan indim ama o benden daha kararli cikti ve acilis ucretini istedi...
Simdi taksiciden azar isitirmiyim diye fobim var ama onun da cozumunu buldum taksiye binmeden acik acik herseyi konusuyorum taksiciyle...:)

B5 said...

Yine cok güzel yazmissin :)
Bu TR taksiciler dünyasini tamamen unutmusum. Beynim hepsini silmis sanki..
Ne maceralar bunlar böyle.. Birkac otobüs hikayesi yasamistik en son. Onlari hatirliyorum.
O trafikte insan araba kiralamaya bile korkuyor. Esim playstation´a benzetiyor özellikle Istanbul trafigini..
Keski daha cok tren-metro olsa heryere..

ASLI'NIN ANNESi said...

sevgili mor sevgili koyun, ne zamandır nete giremiyorum, tabi girer girmez açıp okuması farz olan sayfanı ziyaret ettim.
Bu vesile ile hem geçmiş olsun hemde mutlu yıllar dileklerimi iletiyorum.
Kendine iyi bak görüşemezsek iyi yolculuklar, annelere de hörmetlerimi iletirim.

Sulucan said...

Bugun Amerika'da hava daha bi gusel, sanirim morkoyun kitaya ayak basti.

morkoyun said...

Sevgili yorum birakanlan, ne guzel uzun uzun yazmissiniz cok mutlu oldum, elleriniz dert gormesin hepinize once bir selam etmek istedim:)

Emelocum, yollara hakim bir Ankarali olarak oncelikle seni tebrik etmek isterim, en son ne zaman geldin bilmiyorum ama su siralar ortam enteresan:)

KayipKedicim, evet ASTI Ankaranin nadide mekanlarindan birisi, gitmek gormek havayi teneffus etmek lazim en azindan bir kere:) ama dertler ayni Hosdere de olsa Kucukesat ASTI de olsa..

Yok ki'cim, o da bana bahsis olsun lafi super:) memlekette gecim derdini para yetistirebilme sikintisini gordukce ben kimseye kizamaz oldum, (sozum hirsiz meclisinden disari). en azindan dertli de olsa elimizi kaldirdigimizda taksi bulabiliyor olmak benim burda yasadigim koydeki taksi kitligi ve taksi cagirma tantanasiyla karsilastirildiginda olanlari unutturuyor bana:) ayrica okuduklarinin gulumsetebilmesine cok memnunum bunca destanin tek amaci once beni sonra okuyani gulumsetebilmesi..

morkoyun said...

Zuzucum, ben tesekkur ederim. sikayetleri toplayip taksiciler birligine mi gondersem ne yapsam acaba, eminim hemen cozum bulunur;)

Carsicim, sanada tesekkur ederim iltifatlar icin ve ayrica hosgorun ve uyarilarin icin:) yorumunun en acikli son bolumune cok guldum:))

morkoyun said...

Pofitcim, gittim iyiyim.

Tugcecanim senin kaprisler viz gelmis bak taksiciye acilis ucretini istemis adam:) bu kadar zeytinyagini da hic duymamistim:))

b5cim playstation benzetmesi guzel ama onun bile bir siniri var, bizim trafik sinir tanimiyor:) aslen ben sikayetci degilim, iyki bu karmasa, kargasa ve taksici olsun dolmuscu olsun enteresan tiplemeler var yoksa neye gulup eglenicektik?:)

morkoyun said...

Aslinin annesi, gozumuzu yollarda biraktin kendini ve Asli'yi cok ozlettin, olmuyor boyle:) hormetleri ilettim, ben de gecmis bilimum vesileyi kutlar her ikinizi de operim:)

Sulucanim, evet ama kesfetmis alcaklar, haybeye geldik:(

Berceste said...

Maviş'e vuruldum ben, aklıma İstanbul'daki benim Maviş'im ve Maaaaviiiiişşşş cici kuş deyişi düşüverdi!

Yok ki ile aynı kaderi paylaşanlardanım ben de. Eskiden iş yerim de havaalanına çok yakındı. Bir taksi şöförü o kadar çok homurdandı ki, dayanamayıp ben de başladım. Çünkü o gün sabahın 2'sinde yollara düşmüş Türkmenistan'dan denetimden dönüyordum ve bir önceki akşam yediğim yemekten zehirlenmiştim! Tek sen değilsin çalışan benim ne halde olduğumu biliyor musun deyince adam sustu :) Havalanı taksi bu tarz olayları şikayet edin diyor... Ama şikayete rağmen hala devam ediyor :(

morkoyun said...

Bercestecim, ben hep merak ederim bu 'cici kus' olayini. muhabbetsever kus ahalisi bu tamlamaya mi yatkin, gelenek mi, yoksa kus sahipleri yaraticiktan mi uzak anlamadim gitti:) Mavis bizim degil,ama genetik kopyasi Boncuk adiyla bir zaman evimizde misafirimiz olmustu:) taksicilere gelince, bir durt bin ah isit bu konu, herkesin anisi varmis artik benim de oldu:)