Friday, July 20, 2007

Boncuk fasulyeden yazi

Kac zamandir soyle agiz tadiyla, uzun uzadiya yazi yazamadim bloga. Olan bitenin eksikliginden degil de, aklimdan gecenin, hizaya dizilemeden, isle gucle hicbiri yoksa uykuyla bolunmesinden. Megabaytlarca resme eslik eden gezi anilari bile beklemekten yoruldu, cekip gidecekler yakinda hafizamdan... Beklemek demisken... Ocak ustunde 45'inci dakikasini az evvel dolduran, plastik borulce gorunumlu boncuk fasulyemiziin-yemek programlarindan bulasan sahiplenme duygusu- pistigini dunya gozuyle gormeyi beklerken yaziyorum bu satirlari, ustelik daha cok bekleyecekmisim gibi bir his var icimde. Beklemek sorun degil de, bu memleketin karpuzu, uzumu cekirdeksizse fasulyesi de kesin kilciksizdir tahminimde yanildigimi, ilk yumusama kontrolunde anladim. Bildigini oku fasulye, benim vaktimin nakitle alakasi yok... Vakit demisken...

Sitemizin evlerini bir bir tadilata sokan okul yonetimi, mevsimin yaz ve yazin insan barindirmaz sicaklikta olmasini firsat sayarak, gelisiguzel evlere serpistirilmis, biz soyu tukenmez mevsimsiz ogrencileri, 'dis cephe kaplama' etkinlikleri dahilinde dupeduz iskenceye tabi tutmakta. Santiye konteynirlarini kapi onune kuran, son derece vurdumduymaz-ki zaten meydandaki gurultude sarjor bosaltsan duyulmaz-, calisirken illaki yuksek volumlu muzik dinlemek mecburiyetindeki isci kardeslerle samimiyetimiz gitgide ilerlemekte. Kontrat dahilinde her evin tadilatinin 4 vakit(hafta?) surecegi belirtilmisken, benden baska kimsenin yasamadigi unitenin merkezi konumu sebebiyle, soz konusu konteynirlar coreklendikleri yerden iki aydir kimildamamis, kimildayacaga da benzememekte...
'Adamcagizlar gunesin alninda calisiyor, bize ne?' dusuncesi, santiyenin hizmete acildigi ilk gun huzur ve sukuneti pesine takip kacti. Sayisi 4 ila 6 arasinda degisen emekci kardesler, gune 6 bucukta baslayip, bir onceki aksam baslarindan gecen komik oldugunu tahmin ettigim ancak kacmaya yeltenen uykuyu sacindan kavrama ugrasindan algilayamadigim bir takim macerelari, penceremin altinda biribirilerine aktarmak suretiyle 7'de isbasi yapmaktalar. Saatler 7 ila 7:15'i gosterirken, kara tahtaya tirnak surtmekle ayni eziyet derecesinde 'iiinnnnnnnkkkkkkkzzzzzzznnnnnzzzzzznnn...' sesi esliginde ve 'n' sonsuza giderken, metalik bina kaplama cubuklarini esit boy ve nizamda kesmeye baslamaktalar. Bu islem esnasinda, ev icinde golgede yer yer 30 dereceye ulasan sicakliga aldirmadan pencereleri kapamak, yorgan sarmasi pozisyonuna gecmek dahi, o sesi cikaran adamceyizi kor bicakla kitir kitir dograma arzusuna engel olamamakta... Disaridaki bunca atraksiyon surerken, bolum bolum bolunmus uykunun en tatli yerinden hunharca kazinarak gune baslayan bir bunyenin hayatla kaynasma arzusu, olsa olsa, buyume caginda bir veledin pirasa yeme arzusuyla yarisabilir.
Ben yine de efendiligimi korur, pide yaptirir, bir cay demler, iskelenin dibinden, 'ne zaman bitecek usta, cok yoruldunuz ama guzel oldu be, icime sindi valla!' derdim demesine ama bugun eve girerken canim babetimi delerek ayagima gecen vidamsi civiyi disari cekmemle icimin ne denli cemkirik doldugunu anladim.. oysaki ben baska seyler yazacaktim..
O degil de, sogutucular filan bahane, bence kuresel isinmanin tetikcisi boncuk fasulye!

9 comments:

fikriminincegülü said...

Geç pişti mi insanı delirtir meret.:)) Senin şu ayrı yazılmakta ısrar eden ama, birleşik olduğunu iddia eden kelimelerle ilgili yazına, benim Maxi bayıldı. Keşke Türkçe Öğretmenim olsaydı bu abla, diye de hayıflandı.:))

ycurl said...

Boncuk fasulye mi buldun? Burada satilan (French style haric) fasulyeler pismek bilmiyor. Uzun zamandir o yuzden yapmayi biraktim ben taze fasulye yemegi :)

MorKoyun said...

Incegul'cugum benden bu saatten sonra anca fahri Turkce ogretmeni olur:) Ben de Maxi ve Mini'li maceralara bayiliyorum, insallah benim henuz portakal vitamini yavrular da onlara benzer:)

Ycurl'cugum buldugumu sandim ve inan malum yerde boncuk bulmuscasina sevindim:)Meger bu cins baska cinsmis, boncukla alakasi olmayan odun fasulye imis:))Dedigin gibi, bu diyarda French usulunden gayri fasulye tanimam artik.

SaNeM said...

Cirpi gibi incecik, soyduguna degmez tipte olanlar var, cali fasulyesi dedikleri, bu boncuk da ona benzer bisi mi? Ben ilk efa duyuyorum boncugu, komik geldi zira :) Tetanoz asisi ne zaman oldun en son?

Sndrfknella said...

Bak kediler ve köpekler ciddi ciddi gurmedirler. Benim bir Daisy kızım vardı mesela, eğer fasülye ayıklanırken kolumu bacağımı çekiştirerek fasülyeleri kapmaya çalışır ve kıtır kıtır yerse, o fasülye yemeği muhteşem olurdu. Ama eğer bir ısırık alıp da devamını yemezse ayıklamaya bile teşebbüs etmeden poşetiyle yokederdim. Hani diyorum, birilerine denetsen de öyle pişirsen ;)

Sevgiler :)))

Daphne said...

yok mu sende duduklu? olsa 15 dakka, olmayinca iste boyle destan yazdiriyor insana :P
Kuresel isinma diye birsey yok, daha once de soylemistim. Biz burda donarken, hangi kureden hangi isinmadan bahsediyorsunuz siz yahu!

MorKoyun said...

Sanemcan, cali fasillesi yabanci gelmiyor ama ben pek bilmem, Cali kusu dersen anlatirim ama:) Bu boncuk kardesin orjinali, bizim memlekette yetiseni boyle iri taneli olur boncuk boncuk, yassi olmaz uc boyutlu olur:) Ne ise..tetanoz olmusumdur muhtemelen, zaten eksik kalmis olsa bu ulkeye giriste kesin meydana cikardi:)

Sindrfkcigim ayaginin tozuyla hosgeldin once:) Bir tek kediler kopekler degil, tavsanlar da gurme:) Benim tatli Oksan'cigim da agzinin tadini cok iyi bilirdi, kitir kitir fasulyenin hasini yer, beklemis kilcikliysa yanaginin tersiyle iterdi:))
Sana da sevgiler canim:)

MorKoyun said...

Ceyizimde vardir belki ama ben dudukluden oldum olasi korkarim Defnecim:) Duduk calmadan kapak actigindan yuzune fasulye yapisan kadin hikayesi cikmaz aklimdan:)

Anonymous said...

That is νerу fascinating, You are an oνеrly skilled blogger.
I've joined your rss feed and look ahead to searching for more of your wonderful post. Also, I'vе ѕhared
yоur web site in my social nеtwoгks

Stop by my pаge :: SEOPressor V5
My web page > facebook.com