Friday, October 24, 2008

tovbe ettim gene bozuldu


aklimdaki 30 yas modelimin, sert zeminde tikirdayan topuklari vardi. acikli koyulu dopyesleriyle uyumlu kah kucuk desenli kah cizgili gomleklerine giden farlari ve parlaticili renksiz rujuyla isten ciktigi herhangi bir aksamustu, bej trenckotunun belindeki kusaga mumkun olan en zarif hamleyle dugum atarken, fonlu ama daginik saclarini, belli belirsiz fransiz manikurlu parmaklarini aralardan gecirerek geriye savurdugunda dunyaya hukmetmekle yetinmeyip gezegeni de ele gecirebilirdi.
olmadi.
29 yasindaki ben, kendine yeni bir laboratuar onlugu aldi. newbalance pabuclarina mumkun olan en kaba dugumu atip bagcik uclarini ayakkabi kenarlarina sikistirirken, ruzgariyla unlu sehirde firtina kopsa dalgali saclarindan tek tutam oynatamazdi. zira at kuyrugu yapmisti.


20 comments:

queen of spades said...

hahah :) ben o senin 30 yas modelini arada bi yapabiliyorum, sahada, libyada ya da cezayirde deilsem... ama dediin o soguk ruzgar burda da var ne sacta fon kaliyor ne at kuyrugu saglam kaliyor :) French manikurune hic girmicem, bi manikur 28 euro olur mu demek istiyorum sadece.

p.s. labda kolay gelsin.

ayçobanı said...

ben de eistiyorum o 30 yas modelinden ama 32'ye iyarlanmisi...
ya da öyle olunmuyor, doguluyor mu?!!nasil nasil?

laloba said...

Öyle olunmuyor, öyle doğuluyor sanırım. Buna herkes şanslı doğmuyor ile yanıt vermek isterim. Lakin tembelliğimden bir türlü manikür zamanını tutturamıyorum. Bazen maniküre gitmek yerine yiyorum, kurtuluyorum. Sokakta öyle bakımlı hatunlar görünce de 'Ben entelektüelim lan, vaktim yok' diyorum, kendimi gazlıyorum.

B5 said...

Dogumgunun falan degil ya? Oyle ise kutlu olsun. Her ikisi de olabilirsin bence. Ilki biraz gereksiz zaman kaybi, ya da otomatiklesmedikce oyle.
Sen benim kiliklarimi gorsen (34) :). Bir oyle, bir degil....

Laloba'nin yorumunu sevdim bu arada :))))

Kremali'nin annesi said...

Iyiki de olmamis. O prototiplerden cok var ortalikta. Ustelik fonlu sac cabuk bozulur. Ama at kuyrugu oyle mi? Aksam tokayi cikardigimda kafamda biraktigi siziyi severim ben mesela.

hopeforbetterdays said...

morkoyunum, yeni isin, yeni evin, ve de yeni lab onlugun hayirli olsun.o bahsettigin mukemmel 30 yas modelini olmayacak ise duaci olmamak adina bendeniz coktan salladim gitti.hem atkuyrugundan daha seksi sac modeli var midir su dunyada? bakiniz:avrupa yakasi 118. bolum:))

ycurl said...

Hala 30 yas modelini uygulayabilirsin ama Amerika'da akademide biraz zor :) Belki degil ama alisik degil buradakiler. Ama Turkiye'de oyle degil. Bazen facebook resimlerini goruyorum universitede calisan arkadaslarimin kendimi pacoz kategorisine ativeriyorum. Sanirim biraz aliskanlikla alakali da olabilir. Neyse degistirmek senin elinde. ;)

Simon Templar said...

iyi de senin de ne güzel bisiklet lastiklerin ve gidecek bir deniz (hazar denizi misali) kenarın var.

Buketblu said...

sevgili morkoyun biz seni ve kendimizi at kuyruğu saçlar, spor ayakkabılar ve manikürsüz tırnaklarla seviyoz:) walla:) hayır bu postu ve yorumları okuyunca acaba dünyadaki kaç kişiyle aynı anda aynı hayali kuruyorum acaba die düşünmekten ve laloba gibi düşündüğümü söylemekten alamadım kendimi:)

cici said...

Ellerim ve tırnaklarım her zaman bakımlıdır. Çünkü manikürümü her zaman kendim yaparım. Şimdiye kadar hiç dışarıda yaptırmadım:) Bir de 1 yıldır yıpranan eller için bir yöntem öğrendim onu uyguluyorum tavsiye ederim. Ayda birkaç kere yarım çay batdağından az sütü ılıtıp kuru hamur mayasından 2 dolu tatlı kaşığı kadar içinde eritip pamukla ellerime sürüyorum. bekletip duruluyorum. Yumuşacık oluyor ellerim. Aynı şeyi yüzünüzede uygulayabilirsiniz.
Ancak saçlarım için aynı şeyi söyleyemiycem. Keşke hep bakımlı ve gür saçlarım olsaydı. Şöyle doya doya bir savursaydım ehehehe.

Simon Templar said...

demin barbara streisand'ın the mirror has two faces'ini seyrettim. tam bu konuda.

Horatio said...

okudum, ne diyecegimi bilemedim.

Selis said...

olm ortaya bisey atiyon kirk deli kuyudan cikartamiyo.. niye aklimi karistiriyosun, kendimi sorgulattiriyosun bana. Evet iste ben de istiyorum hep oyle cici bici olmak ama hayat izin vermiyo bazen, cogunlukla. E sonra bir de kendini suclu hissetme durumu var senin cici bici hallerine bayilip evlenmis adama karsi. Bi bu eksikti simdi, kotu giden ekonomiye uzuldugumuz yetmiyodu de mi? Valla ben elimden geleni yapiyorum canikom, ama bi de soyle dusun dunyada en temel ihtiyaclarini karsilayamayan insanlar varken, ben seviyorum manikure fone para bayilmamanin dayanilmaz hafifligini.. Kendin yaptiginda basimin ustunde yerin var.

Zeynep said...

1 senede neler değişir, neler???

Simon said...

Benim aklimdaki en son 30 yas modeli 1986'da, yani ben sekiz yasindayken olusmustu. Yanlis soyledim pardon, o zaman 30 yas o kadar uzak gelmis olacak ki, sadece "acaba 2000 yilinda, yani 22 yasinda nasil olacagim acaba?" diye dusunmustum, kaldi ki 30 yas diye bir sey aklimin ucundan gecmiyordu. Bir daha da oyle seyler dusunmedim. Gecen seneye kadar bile gecmiyordu daha...

Bu kadar da ileriyi planlayan bir insanim.

b. said...

benim de vardi benzer hayallerim eskiden, 30larin kapiya dayandigi su yillarda 40lara havale ettim, ama biliyorum ki sectigim meslege ters dusuyor, o yuzden 40lar kapiya dayaninca da 50lere havale edecegim herhalde. neyse ki kendimi boyle daha cok seviyorum. akademigim, cok yogunum ve at kuyruklu olmayi seviyorum :))

Tijen said...

Ah bu şehir...

MorKoyun said...

Bu postun yorumlari kendi kendine yetmis, daha soze gerek yok sanirim:) Tesekkurler ve evet ah bu sehir ve bisikletim;)

yass said...

akademıkten akademıge...bı dakıka.. 30 yas planlarım suya mı dustu!

Ebruli said...

Cok hos bir yazi yazmissin. Senin halin daha ozgur, daha guzel sanki!..